Yolcu
…o bıçak sözler, her yerimdeler şimdi. Karıncalanıyor ruhum ve o kadar paramparçayım ki açtığı yaraları artık kapatamayacak bir sen, beraberinde küçük bir çanta, koca bir hayatı sığdırdığım. Tren kaçıyor, tren o son yolcusunu almadan…
16 kullanım · 12 yazı
…o bıçak sözler, her yerimdeler şimdi. Karıncalanıyor ruhum ve o kadar paramparçayım ki açtığı yaraları artık kapatamayacak bir sen, beraberinde küçük bir çanta, koca bir hayatı sığdırdığım. Tren kaçıyor, tren o son yolcusunu almadan…
…dan bazıları annelerinin resimlerini gösterdiğinde bir tuhaf olurdu. Onlardan uzaklaşır, bir köşede gözlerini kapatarak saatlerce öylece dururdu ama usunu ziyaret edenler hep boş yüzlerdi. Boş, bomboş yüzler. Sayısız günler, binl…
…yere savruldu. Tüm tozlar havaya uçuşmuş, gri bir bulut olmuştu sanki. Kendisini toparlayıp, açılan pencereyi kapatmak için doğrulduğunda onu gördü karşısında. Bembeyaz dantel elbisesi üzerinde, saçları hafif dağınık topuz gülüm…
…im, Şehrin gürültüsü gibi. Beklenti yaratan şarkılar Bekleyenleri olmayanlar için Hep en son çalar meyhanede. Kapatıyor Osman sipariş faslını Gencecik yaşında sefil bir çocuk, Bir de bendeniz mevcuduz bu çöplükte. Ne çocuk buluyo…
…tirdim. Şükür gelmemiş bizimki. İyi iyi. Hah, geldi işte baş belası. Geldiği gibi de hikâyenin başlığını atıp kapattı. Son Hikâye… Yazan: Mehmet Sayar Sayı: 38
…en bu Seçil denilen yabancıyla niye samimiyim o an, bilmiyorum. Seçil, Deniz gidince oturma odasının kapısını kapatıyor. "Ah!" diyor, "sen tabii bunun çocukluğunu bilmezsin, o zaman da hep küserdi". Deniz birazdan gelip ikimizin…
…ı siyahtı. Eldivenleri yırtık yırtıktı. Genç, kapının açılmasıyla irkilmiş fakat bir tepki vermemişti. Kapıyı kapatıp içeri geçecekken, hava ayazdı, mevsim güzdü, gece karaydı, yamandı... İçeriye davet etmeyi düşündü. Ya hırsız…
…şlarını izler. Kelebekler her yerdedirler ve herkes onları duyar ve bilir. Duyan kulaklarını, gören gözlerini kapatır bu dünya da. Yalnızca kendilerini görebilmek için açarlar gözlerini ve uçuşan kelebekler bir hayal olurlar ya…
…a, "Ölmemişsin ya kazada şükret; ya felç kalsaydın, ya kör olsaydın," derdi ya ara sıra. Soner de kulaklarını kapatırdı ya öyle konuşmalarına, işte o zamanlarda da böyle gürültüler gelirdi mutfaktan. “İlla şükretmemi istedi benim…
…ı sizin elinizde, isterseniz kalemi kırıp kendinizi ömür boyu tutsak edin, isterseniz bu davayı sonsuza kadar kapatıp beraat edin. Ben artık davamdan beraat ediyorum; çünkü masum bulundum. Şu andan itibaren bildiğim tek bir şey…