…elirmiş, çalışma delisi haline gelmiş birer makineye dönüşmüşlerdi. Ne var ki Özge, her geçen gün ümitsizliğe kapılıyordu. Bu çalışma zindanının sonu gelmeyecekti. Yoksa bir rüyamıydı bu? Ümitsizlik içinde her geçen gün nefes alışl…
…karılmasın buradan. Griyi de severim, ama doğru kullanıldığında. Eski fotoğraf albümlerindeki sıcak griyi de, kapalı havada denize vuran parlak griyi de, Casablanca'yı da severim. Samimiyetten yoksun renkli dijital fotoğraflar…
…ce ve Kürkler yiyor yemekleri. Boğuldum ! Kahpe Bizans boğuldu ! Osmanlı da. Roma’yı yaktılar, yıkık düşlerle kapladılar duvarları. Ne şans ki Romeo’yla aynı zindana düştük. Juliet’e yazarken bir şiir, sözlerine takıldık Kays’a gi…
…n kör ebesi benim şimdi çardak altı günlerin eseni yalnızlık toslamış taş duvara içimden okuduğun sözcüklerin kapısı penceresi rüzgarın eğrisi bir süyüm iplik eder şimdi Yazan: Mehmet Rayman
…ş yavaş. Gözünde tekrar yaşama umudu belirdiğinde işte dedim kendime "oğlum işte beklediğin an geldi". Odanın kapısını kilitledim ve üstüne atladım. Kollarını bükmüş olduğum bacaklarıma sıkıştırıp kafasının altındaki yastıkla bo…
…e güzeldir Bitişi bir devrim yaratır. Sen var ya sen Başımın tacı, gözümün bebeği Sen bir şampiyonluk gününde Kapalı üste vuran Mayıs güneşi. Sen ki bir barikat devrim meydanında Sen hala bir ideolojisin bu arada Bir şiir ile…
…ğduk büyüktük, büyüdük ölüydük... Ne bir dünya bırakıldı bize ne de bir umut, Tekrar edilen tek şey gözlerini kapat ve unut. Ancak unutmamalı; “Kim ne derse desin hayatın ucundan tut.”
…slek bizimkisidir… İşini öyle büyük bir ustalıkla yerine getirirdi ki mahkumun Azrail ile kavuşması; göz açıp kapatıncaya kadar gerçekleşmiş olurdu. Bundan dolayı mahkumlar canını almaya onun gelmesini isterlerdi. Hatta bir gün bir…
…akıntılar çocukluk döneminizden size de aşina gelebilirler. 14 x 21 cm / 44o sayfa halinde yayımlanan romanın kapakları, yayınevinin bir tercihi olarak 'kırmızı' ve 'mavi' olmak üzere iki farklı fon üzerine basılmış. Farklı renkl…
…bi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan... Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle, kuyu gibi kapkara zindanlardan. Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları, ellerinde izi vardı eziyetlerin, hınç okları…