…an karpuzları, mis kokusuyla etrafı saran ekmekleri… Her şeyi ama her şeyi bir bir görüyordu şimdi. Gözlerini kapatmış sesleri dinliyordu, kokuları hissediyordu. Elini uzatsa alabilirdi o bir dilim ekmekten, bir duvarın gölgesin…
…, hiç hâli olmuyormuş ama mecbur çıkartıyormuş. Çok yiyormuş, yok efendim koltuğun kumaşını yırtmışmış, sokak kapısından geçenlere de havlıyormuş, komşular rahatsızmış. Kıvrıldığı koltuktan bakıyor öylece bana. Gözlerimi çe…
…a. Ekmek kızartacaktı mutlaka, üzerine tereyağı ve ayva reçeli sürecekti. Kahvaltıdan sonra kızını hazırlayıp kapıdan uğurlayacaktı. Balkona çıkıp kırmızı arabanın ardından dualar okuyacaktı yine.Bütün bunları yaptı kadın. Balk…
…andıramıyordu babasını, bir türlü dinletemiyordu. Hiç durmadan konuşsa olmuyor, sussa olmuyor. Bir süre sonra kapıyı çarpıp çıkıp gitmişti babası ve ardında donup kalmış iki göz bırakmıştı. Bu kez elleri açıktı ve boşlukta i…
…da bahsi kaybedenler de kazananlar da Mercan’ın o ıstakoz hâlini taklit ederler, eğlenirler ve bahisleri öyle kapatırlardı. Mercan ise bunlara pek aldırış etmeden tüm gün sessizce aynı mizanseni tekrarlardı. Tekrarlamak zorundaydı!…
…ak. Anahtarımı bir yerlerde unutmuş ya da düşürmüş olduğumu fark edecek, kedimin aç olduğunu düşünecek, eşiğe kapının hemen altına oturup bir çığlık koyuverecektim… Yazan: Kemal Macar
…açlarını. Gülümsemiş miydi acaba kendisine bakarak ya da ağlamış mıydı hıçkıra hıçkıra… Yüklüğün aralık duran kapağından göründü döşeği. Gidip uzun uzun dokundu ona. Yüzünü kapattı yün yatağa, kokusunu içine hapsetmek istercesine.…
…Bir, iki, üç, dört, beş, altı. Zeytin kâsesi dolaba. Yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki. Peynir tabağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir dolapta. Buzd…
…astığa koydum. Oda ilk defa bu kadar sessizdi. Çıt çıkmıyordu. Rıfkı sözünde durmuştu. Fakat ne yaptıysam göz kapağım kapanmıyordu. Saatler acı çektirerek akıp gitti. Gün ağarıyordu. Odanın ağır karanlığı kırılmaya başladığında…
…ayan bu uzun düşün içinde kalakalmıştı. Belki üç, belki beş saat geçmişti ki aradan, Zeliha gözlerini açınca, kapı eşiğinde bir çift göz görmüş. Simsiyah lakin etrafa yemyeşil bir ışık yayan bu gözlerle Zeliha, upuzun bir yo…