Bir Bulut
…eni Bir yağmur döküldüğü için gözlerimden Devamlılığı var sonbaharın gözlerimde Günyüzü göremedim tek bir gün Kalbimde Paleotik’ten kalma bir ilkellik Ruhum hala yerleşik değil Savruluyor göçebe bir halk gibi Bir bulut anlatıyor…
50 kullanım · 34 yazı
…eni Bir yağmur döküldüğü için gözlerimden Devamlılığı var sonbaharın gözlerimde Günyüzü göremedim tek bir gün Kalbimde Paleotik’ten kalma bir ilkellik Ruhum hala yerleşik değil Savruluyor göçebe bir halk gibi Bir bulut anlatıyor…
…es çıldırmışçasına kaçmalıydı. Kaslarındaki tüm enerji, ciğerlerindeki son oksijen tükenene dek koştu. Takati kalmayınca yanındaki duvara yaslanma ihtiyacı hissetti. Burayı tanıyordu. Evinin önündeydi. Sabah bindiği minibüsün izle…
…halimizle, Okuyoruz ölülerin ruhlarına, bir hevesle. Tek derdimizmiş gibi koyuyoruz adını ‘sevda’, Tükeniyor kalemimiz, herkesleşiyoruz sonra.
…giden babamı. “Mızmızlanma da geçir ceketini sırtına” dedi anam yamalı ceketimi elime tutuşturarak. Babamdan kalan kasketi de başıma koyarak yanaklarımdan öptü. “Hah! Şimdi aynı baban gibi oldun” dedi ve elimden tuttuğu gibi…
…a verilmemişti, fakat o öyle sanmıştı. Böyle olunca o da şaşırmıştı elbette çünkü bu ilk seferiydi; bir sabah kalkmış, kahvesini pişirmiş çoğu sefer yaptığı gibi kahvesiyle birlikte kitap okumuştu. En azından öyle hatırlıyordu,…
…de kılıcım. Bu devirde bir tokat can almıyor, Ne kadar dövsem mermeri can acıtmıyor. Kırdığım her kemiğim kâr kalıyor bana. Gece diyorum gece, Geceler uyutmuyor. Feleğin çemberini kırıyorum Domuz öldürüp saçlarımı tarıyorum, Kı…
…kadim yağmurlar yadigâr… Uzaklık, dünya ve ebedi âlem arası uzaklık. Kuraklık, ağlamayla kalmayan gözyaşları. Kalp barındırır en gürültülü sessiz çığlıkları. Yağmurların annesini geri getireceğine inanan bir Arap kızı. Ati,…
…armaşasından bunaldığınızda gitmek isteyebileceğiniz en güzel yerlerden biri. Beşiktaş ile Nişantaşı arasında kalan yer, etrafı kalabalık ve gürültülü olmasına rağmen yüksek duvarları sayesinde dışarıdaki sesi engelleyen bir…
…i. İşlenmiş demir, üstünde birkaç su benciği olan aynanın etrafında zamana göre solup gitmeyecek, daima orada kalacak ama asla kökü topraktaymışçasına kokmayacak çiçekler ve dallar halinde kıvrılıyordu. Dolabın üstündeki eşya y…
…eyveyi yasakladılar. İnsanların geneli mavi renkli meyveleri yemekle ömürlerini tükettiler. Hep geçmişe bağlı kalıp ya güzel anlarını tekrardan yaşattılar ya da unutmak istedikleri anılarından kaçıp durdular. Hissettikleri du…