…vücudunu emiyordu. Üstünü silkeledikçe, birkaç dakika içinde tekrar üstü bembeyaz oluyor ve sanki yağan tipi, kahkahalar atarak acımasızlaşıyordu. Artık eski yerine, arkadaşının yanına dönecekti. Geldiği yoldan yürümeye başladı. E…
…emle ve gerçekleriyle yüzleşmeye hazır değildir. Seyirciyi tüm acımasızlığıyla yüzleştirmekte yönetmen. Küçük kahramanlıklar yapmanıza izin verip, küçük bir derede boğmakta. Mahkeme sahnelerinde kararları yüzünüze okuyor Yönetmen Zvya…
…ek bir hamlede gelen uyku mu? Ikisi de değil. Aslolan bu değil. Aslolan yaşamın ta kendisi. Aslolan sesindeki kahkaha, gözlerindeki fer, tenindeki sıcaklık. Peki nasıl? Gerçekten de nasıl? Yanlış soruları sormanın fayda getirme…
…masının ardından bir sipahi hayalarından sıkıp savunmasız bırakmış ve bu şekilde öldürülmüştür. Olay İstanbul kahvelerinde yıllarca konuşulmuş ve şu sözler ağızdan ağıza dolaşmıştır: Ala kanla yatar ol nazik teni Mecrub idüb uçurdul…
…yaşayamadığım baharları yaşayacağım göklerle. Kumdan kale yapacağım, Yıkılmasın diye hayallerim. Ve en büyük kahkahalarımı atacağım zamana, Benden aldığı tüm baharların hatrına. Sen istediğin kadar ak zaman, Benim bugün zamanım baha…
…k bir yolu vardır: Durumu zor da olsa kabul etmek. Bu bağlamda filmin umulmadık bir sonla bitmesi, kimilerine kahkaha attırması, kimilerine ise "hadi oradan!" dedirtmesi tüm bunları yaşayanlara "tam da olması gerektiği gibi" de…
…areleri yoktu, kulüp o formayı giymeyen oyuncuya para ödemiyordu. Her gece geç vakitlere kadar didinip, sabah kahvaltılarından önce de uyanıp çalışırlardı. Özge, günlük uğraşlarını terk etti, her dakika, enerji demekti. Durmaksızın çalı…
…tliyi çağırıp Davut' a yolu göstermesini istedi. İdris, Davut gittikten hemen sonra hizmetliden kendisine bir kahve yapmasını istedi ve evin zemin katındaki misafir odasına geçip kapının tam karşısında duran küf yeşili kadife…
…en çalıyor bu yerde, düdükleri. Kazanlar doğuruyor, kırk gün kırk gece ve Kürkler yiyor yemekleri. Boğuldum ! Kahpe Bizans boğuldu ! Osmanlı da. Roma’yı yaktılar, yıkık düşlerle kapladılar duvarları. Ne şans ki Romeo’yla aynı…
…p uyuyordu. Her sabah uyandığımda onu saçlarımı okşayıp beni izlerken buluyordum, bana sevdiğim kitap ve film kahramanlarının ismiyle sesleniyordu. Okumak istediğim romanları hediye ediyor, kimsenin okumasına izin vermediği yazılarını…