…ç filmini izlediğim bir yönetmen geldi hemen aklıma. Zira ara sıra düşünüyordum da, ayda en az bir kez izlemeliyim diye. Bahsettiğim kişi Abbas Kiyarüstemi… Onca baskı ve kısıtlanmışlık içinde bu kadar doğal, bu kadar içten…
Dün uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapmak geldi içimden. Aniden düştü aklıma, belki de önce –kalbime- demeliyim. Klasik bir cumartesi günüydü. Olabildiğince geç kalktığım, her gözümü açtığımda kendimi zorla uyutmaya çalı…
…. Belki bizim için tehlikeli olan bu canlıları bizden uzak tutma arzumuzun cevabı hayatta kalma içgüdümüzdür. İyi de, ben hayatta kalacağım diye kaç farklı tür canlının canına okuyorum? Boşuna mı okuyorum? Üzerinde bulunduğ…
…onu hatırladım. Bu köye ilk geldiğimde “Okul nerede?” diye sorduğum kadındı. Tekrar başladı konuşmaya: "Senin iyi bir insan olduğunu söylüyorlar. Çocukla çocuk, büyükle büyük olan biriymişsin. Ben bu köyden değilim, başka b…
…Başarısızdı. Her şeye rağmen karne zamanı gelip de karnelerini birbirlerine gösterdikleri zaman notları ister iyi olsun ister kötü bütün çocuklar açık gizli bir haz içinde olurlardı. Bir karne alabilmiş olmak zaten yaşam de…
…bıraktın bu yaştan sonra. Kedisi, bacaklarına sürtünerek yemeğinin başına gitti ve yemeye başladı. O da artık iyice yaşlanmış, eski çevikliğinin yerine hantallık çökmüştü. Dışarıdan çocuk, köpek ve kuş sesleri koro oluştura…
…mdaki tüm kan çekildiğinde nefesimi tuttum. Tuttuğu elim mermerden farksızdı. "O böyle düşünmüyor, O senin en iyi arkadaşın. Maskelediğin ruhun karşısında belki seni çok iyi tanımıyorlar ama ardındakini de tanımaya hazırlar…
…görürdüm. Zar atışında bir zarafet vardı, pulları marifetli şekilde hareket ettirdi. Şansı yaver gittiğinde, iyi zarlar atmaya başlayınca bir süre övünür sonra içine doğru “tövbe estağfurullah” derdi. Mutlu veya ayrıcalıkl…
…a vakit vardı. Evin dış kapısı açıldı. Çok geçmeden kapandı. Öfkenin sesi değildi işitilen. Yusuf bu sesi çok iyi tanıyordu; kaderine boyun eğmişliğin sesi. Onun bu sesi tanıdığını kimse bilmezdi. Az önce işin yolunu tutan…
…r. Eğer bu bugüne kadar olmamışsa bizi konuşmaya değer bulmamış olmalarındandır. Henüz kulaklarımız yeterince iyi duymuyordur, kalbimiz katılıktan kurtulmamıştır. İşte o ev de “durun beni yıkmayın” veyahut “ben yaşlandım ar…