…ar herifte çekti mi vurur kimse de niye vurdun demez malum ", "Yok yok, Fırfıro basacakmış hanı hamamı oğlunu isteyecekmiş geriye" , "Nuri'yi getirmiş ama saklıyormuş ayol izin vermiyormuş evden çıkmasına", "Büyük şehirde satmış oğl…
…nce terk edildiğim bankta unutmuş olduğumu fark ettim. ‘Dönüp alsam mı?’ diye düşündüm, vazgeçtim. Onu görmek istemiyordum artık. Zaten kitap okuyabilecek durumda da değildim. Bir şey boğazımı sıkıyor, nefes almama en gel oluyor gib…
…e karşın Hıdır bu işin oluru olmazı üzerine uzun uzun düşündü, Vitali'nin iş teklifine bir hafta düşünme izni isteyerek cevap vereceklerini söyleyen Hıdır, ilk günleri oğlanı kaybetme korkusundan teklife "Hayır" demek için kendin…
…kişi üzerinde toplum tarafından oluşturulan alışkanlıkların farkına daha derinden varacaktır. Bireyin yaşamak istediği yer, alışkanlıklarını sürdürebildiği bölgeler olacaktır. Yani birey, aynı zamanda alışkanlıklarını karşılamak…
…izleyiciler için büyük dersler haline getirilmişler. İnsanoğlunun hırsları, çevresindeki her şeye sahip olma isteği, bunu gerçekleştirmeye çalışırken çevrelerine ve özellikle doğaya verdiği zararlar ve bu zararlara karşı serg…
…rın siyasi amaçları olduğu düşünülüyor… Bu düşüncenin de gerçeklik payı yadsınamaz… Ama benim burada değinmek istediğim unsurlar yukarıdaki düşüncelerden çok farklı amaçlar güdüyor… Gördüğü rüyayı, kurduğu hayali, düşünüp ürettiğ…
…kalırken tekli koltuk odada bir köşeden bir köşeye sürüklenirdi sürekli. Çocukken geç saatlere kadar oturmak isterdim. Akşam 10’dan sonra dünyada ve televizyonda nelerin olduğunu merak ederdim. Bir gün babam bile uyuduktan sonr…
…k bir şehrin kör kuytu yerlerinden geliyorum. Dönüşüm de oraya. Derken ‘bir adam çıkıyor yalnızlığımda’ demek isterdim yazdıklarımda. Dokunaklı bir vasiyet değil bu. İpin ucunu eline bağlayacağım biri yok. Karanlık ve samimi. Gö…
…arafından sahnelenmiş. Yıldız Kenter ve Müşfik Kenter, Martha ve George rollerinde imiş. Doğrusu izlemeyi çok isterdim ama henüz 1 yaşındaydım. Buna mukabil, ikinci kez sahnelendiği Ankara Devlet Tiyatrosu'nda 1987 yılında seyir…
…asaklanan o şecerenin meyvesi kadar, nefsi terbiye etmeyen, insanı sürüleştiren yasaklarla geldik, gidiyoruz. İsteklerimiz, meraklarımız tahrik edilmek yerine, özgürlüğümüz tahriş ediliyor. Çiğnemediğimiz sakız, kapalı alanda içilme…