Aşık Susam
Simitteki susam tanesi olsam, Omzun üstünde, milyonun içine, karışıp dolaşsam… Güne ışık, geceye rüya olsam Uzaklaşan trenin dumanına takılsam Ne geçmişe, ne geleceğe sıkışsam Bir ben olsam, bir hiç olsam, bir tek olsam Diya…
194 kullanım · 124 yazı
Simitteki susam tanesi olsam, Omzun üstünde, milyonun içine, karışıp dolaşsam… Güne ışık, geceye rüya olsam Uzaklaşan trenin dumanına takılsam Ne geçmişe, ne geleceğe sıkışsam Bir ben olsam, bir hiç olsam, bir tek olsam Diya…
…a kısılmış heyecanlarıyla. Aşk, sorumsuz bir çocuk gibi tanrılaştı. Bir şehre düştü son cemre ile sen el ele. Işıkları açın, Boğuluyorum. Yazan: Muhammed Avcıoğlu
…apıp, beyaz bir ekmek gibi mübarek boynuna dolamak içindir. Senin için kurduğum hayaller, inandığım yarınlar, ışıklı bir sonsuzluktan el edip yakaladığım sevinçler ve ruhumu çatlatırcasına edindiğim sabır, inanç, sana hasret..…
…iç çektim. ‘’Şehre gittikten sonra değişti, üstü açık afili arabalardaki üniversiteli çocuklar, parlak şehir ışıkları, aptal giysi modaları. Yoksa sen de öyle misin, Su?’’ Müziğin sesini kıstım. Trafik lambalarında kırmızıya ya…
…eş yaşına vardığı gecenin siyah örtüsü altında cennetten toprak alıp uykusunda öldü. Ölmeden önceki günün ilk ışıklarıyla evinde herkes tatlı bir telaş içindeydi. İyi bir babaya, iyi bir anneye sahipti. Doğum günüydü o gün. Sevdiği…
…suya, kendilerine patlıcan kızarttı. Yağı çektikçe çekti kara pijamalılar. Kocası geldi, yemeklerini yediler. Işık söndü, üzerinde bir beden ve gözleri sımsıkı kapalı bir kez daha uyudu Sultan Abla. Sonra bir kez daha, bir k…
…uzatıyordu bana. Dışarıdan sesler gelmeye başlayınca teyzem tahta kapıyı açıp yalın ayak dışarı fırladı. Bir ışık patladı kapının arkasında. Ne olduğunu anlamak içi koştum pencereye. Sigara dumanından sararmış perdeyi arala…
…için Montreuil'de yapım evi inşa eder. Evin çatısı ve duvarları buzlu camla kaplıydı. Gündüz 11 ile 15 arası ışık sahneye dikey geldiği saatlerde yoğun çalışırdı... 1902'de, Jules Verne'ün Ay'a Seyahat ve Herbert George Wel…
…burluğu yol boyunca hiç dinmiyor. Sabahın güneşi henüz acımasız değil. Gençten bir kızın alnına vuruyor güneş ışıkları. Kız elini asker selamı yapıyor, uzaklara bakıyor kısık gözlerle. Uzakta, çok uzakta bir kuş sürüsü görüyor.…
…len, Sana tuzlu tadını hissettiren O akan gözyaşlarını sileceğim. Omzuma dayadığın saçlarını okşayıp, Yorgun, ışıklı gözlerinden öpeceğim Nâzım’ın dizelerini fısıldarken kulağına. Yazan: Barış Demirkaya