Unutmak
…atte çocuğu yollamışlar. Vah çocuğum, ah yavrum gel bakalım, gel sana harçlık vereyim.” diye beni içeri aldı. İçeride ellili yaşlarında kır saçlı bir amca vardı. “Hoş geldin delikanlı. Gel bakalım gel, meyve ye biraz.” diye ben…
17 kullanım · 15 yazı
…atte çocuğu yollamışlar. Vah çocuğum, ah yavrum gel bakalım, gel sana harçlık vereyim.” diye beni içeri aldı. İçeride ellili yaşlarında kır saçlı bir amca vardı. “Hoş geldin delikanlı. Gel bakalım gel, meyve ye biraz.” diye ben…
…bakıyor, beklediği kişi sanıp vücudunu düzeltiyordu. Yanıldığını anlayınca da sandalyeye tekrar yığılıyordu. İçeride boğuk bir gürültü vardı. Kasanın açılıp kapanması, insanların bitmek bilmez lakırdısı, içeri girip çıkanlar…
…dum. Ve dahası sekiz maçlık galibiyet zincirlerini kendi iradesiyle bozan, asık yüzlü teknik adamın kafasının içerisinde dolaşan tilkileri feci biçimde merak ediyordum. İşte bu yüzden tam burada, onunla bir küçük röportaj kopartab…
…lerinden, aslında oldukları kişiden kaçtıkta oldukları kişiye yakalanıyorlar. -Yani… Bir ben var bende benden içeri gibi…- Mezar açıkken imam emin olmadığı duayı okuyamacağını söyleyip cenazeyi kaldırmadan gidince cemaat de i…
…mlarda nasıl hissettiğinizi bilmek ve buna göre davranmaktır. Faydalı-zararlı zıtlığı ise bir bireyin, toplum içerisinde iyi ya da kötü hissedebilmek için gerçekleştirdiği doğru ya da yanlış hareketlerin, etrafındaki diğer bireyle…
…Merhaba. İsminiz nedir?’ ‘Selim Kalan.’ ‘Ben de Selami Şık. Memnun oldum. Sizi ofisime davet edeceğim.’ ‘İşin içeriği hakkında bilgi vermiyorsunuz sanırım.’ ‘Sanırım vermiyoruz. Gelin burada verelim.’ ‘Tabii, adresi rica ediyor…
Toplantı odasının kapısı açıldığında yuvarlak masanın etrafındaki dört çift göz içeri giren işçiye döndü; daha doğrusu yük arabasındaki büyük koliye. Üç şirket ortağı ciddiyetini bozmazken coşkusu her hâlinden belli Müdür yer…
…r zamanlar soğuğu ve sıcağı, sevmeyi ve üzülmeyi hissediyordu ama artık sadece zamanı boğmuş birkaç saniyenin içerisinde hapsolmuştu. Sol memesinin üzerindeki delik, yeniden ve yeniden kanıyordu. Lamia’nın elini sıktı, “Hadi! Gide…
…yerindeki ağaçlara gün vurduğunda can eriklerinin parladığı gibi parlayan gözler. Kadının kulağında telefon; içeri girmesini işaret ediyor. Ağzı kiraz. Açılıp kapandıkça daha bir kızarıyor. “Balkon, balkon, okey…” Balkona yö…
…du ki derinden telefon zili duyuldu. Melodiyi tanımıştı. Çantasına baktı. Telefon yoktu. Zaten cebinden değil içeriden geliyordu ses. Demek unutmuştu. Ayakkabısını çıkarıp salona koştu. Telefon numarasını gördüğünde yüreği ye…