Mektuptaki Sır
…bir hafta önce kaybetmişti. Taziyeye gelen insanlar da birer birer çekilince hayatından, kocasının yokluğunu hissetmeye başlamıştı. Kırk yılı aşkın süre önce evlenmişlerdi. Onu bir gün bile sevmemişti, sevememişti. Belki de sevme…
1 kullanım · 1 yazı
…bir hafta önce kaybetmişti. Taziyeye gelen insanlar da birer birer çekilince hayatından, kocasının yokluğunu hissetmeye başlamıştı. Kırk yılı aşkın süre önce evlenmişlerdi. Onu bir gün bile sevmemişti, sevememişti. Belki de sevme…
…mayı planlayıp bir hışımla harekete geçmeye çalışıyorum ki, 95 yaşındaki ninemden daha yavaş hareket ettiğimi hissediyorum. Tanrım, bu hızla nasıl yaşayabiliyor? Ayağa kalkınca oluşan baş dönmesi hissinin gözümü kapatıp 2-3 saniye b…
…annesi de değişmişti. O, o niçin değişmiyordu hatıraları, hatırladıkları geçmişten ibaretti. Bu değişimlerin hiçbirine şahit olmamıştı ki… Gün henüz bitmemişti fakat hava karanlıktı. Işık yanan evlerin yakınından geçti, perdeler…
…e uzun öykülerinin gidişatı akıcı ve kullandığı dil okuyucuyu yormuyor. Adeta duygu haritamızı çıkarıyor gibi hissettiriyor; insanlığın dengesizliğini, mutsuzluklarını, ilk aşklarını ve mükemmelliyete olan tutkusunu anlatıyor. "Ancak…
…ağzından öptüm. Biliyor musun, diyor ablam, öleceğim ama bundan hiç korkmuyorum. Sol mememin altında bir şey hissettim, başta önemsemedim, bu yaşa gelmişim bende olmaz diye. Sonra doktor söyledi metanetli olun lakin epey ilerlem…
…. Alnına düşen uzun saçlarını arkaya atınca yüzünde gizli bir tebessüm belirdi. Her zaman ki gibi sabırsızdı, hisleri sürekli değişkendi. Karanlık ise oldukça sabit ve olgundu. Marmion sorusunu yeniledi ısrarlı bir şekilde. Bir…
…" dediler. Gri kalem, "Bu dönemde aksini kimse bekleyemezdi." diye cevap verdi. Yaşlı kalem gri kaleme "Senin hikayen nedir?" diye sordu. Gri kalem derin bir iç çekti ve hikayesini anlatmaya koyuldu: -Kırtasiyede satılmak üzere…
…akın laflara bakın, bu yazar namussuz değil de nedir siz söyleyin. Şairleri çok severim de şu yazar takımının hiçbirine katlanamıyorum. Onlarda çirkinliğin izleri var. Özellikle de bizden utanan bize hakaret edip vicdansız diy…
…en ve içeriden dışırıya, dışarıdan da içeriye haber taşıyan birer ulak gibiydiler. Tulumbacı Hüsnü, bu önemli hizmetlerinin bedelini onlara fazlasıyla ödüyordu. Netice itibarı ile nizam öylesine güzel kurulmuştu ki bir saat misali tı…
…eninin kokusuydu bu. Yeni doğmuş bir bebek gibi kokuyordu. Jacob o şekilde günlerce kalabilirdi. Muhteşem bir histi bu. Artık yüzünü görmesi gerektiğini anladı. Jacob yavaşça ayrıldı kollarından Isabel’in. Yüzüne baktı. Isabe…