…afesiydi bedenleri arasındaki uzaklık. Karanlığa karışırlarken her nedense bir yol ayrımına doğru yürüdükleri hissini bıraktılar geride. Sırnaşan, tacizde bulunan Boğaz’ın sularına aldırmadan yürüdüler. Boş buldukları ilk banka…
…emeden yoluma devam ediyorum. Kozalaklar her tarafa saçılmış… Küçükken bunları toplar, sulu boyayla yüzeyinin hiçbir yerini atlamadan boyardık. Sabahın altısı demeden cumartesi pazarına koşar, onları satmaya çalışırdık. Satama…
…! Bak yağmura, buharlaşacağını bile bile yağıyor.) Yazı masamda oturup kaldım. Bilmem kaç saattir. Hani bazen hiçbir şey yapmama isteği doldurur ya insanın içini... Hoş, niye bu şekilde yazdığımı bilmiyorum. Belki sadece benim…
…. O bilir benim her şeyimi. Ben, ona dair hiçbir şey bilmem. Çöreklenmiş bir yılanın içinde uyumakta olduğunu hissederim. Kucak kucağa geceyi sabaha bağladığımız günlerde duyarım yüreğindeki sancılarını. Ansızın uyanırım ağır uyku…
…arına sürtündü. Sen ölmedin, diyordu sanki. Buz kesmiş vücuduna sıcacık kan yürüdüğünü hisseti. Şimdiye kadar hiçbir ölünün yapamadığını yaptı, köpeğin başını okşadı. Her şeye rağmen yaşıyordu. Birlikte yola koyuldular. Siyah…
…kuyoruz, ya birisi ansızın öldüyse, arabamız çalındıysa, birisi bize düşmanlık besliyorsa, kimsenin görmediği/hissedemediği özel enerji formları varsa ve bizim peşimizi bırakmıyorsa, taciz ya da tecavüz söz konusuysa, yanı başımıza y…
…a da hiç bir öğretmen on iki yaşındaki kız öğrencisini beden eğitimi dersinde görerek tahrik olmamıştı belki. Hiçbir çocuk sıcacık bir ekmek almak için çıkmamıştı sokağa o gün ve İstanbul-Ankara arası yol uçakla aşılmıştı sank…
…. Oysa İngiliz edebiyatının mihenk taşlarından Virginia Woolf'un (1882-1941) Dalgalar adlı eseri -roman ya da hikâye gibi kalıpların dışında olan- genellemelerin ona ilişmesine izin vermeyen, apayrı bir evren. Dalgalar, kendin…
…ayabilirsin.” dedim. Bana hiç gelmeyeceğini bilerek “ İstediğin zaman gel, konuşalım” diye ekledim. O da bunu hiçbir zaman yapmayacağını tam anlamıyla bilerek basit bir ‘Tabii ki’ ile cevapladı. Bu soğukkanlılığı ona kazandırd…
…, yüce doğa, o kadar güzel renklerin, tatların, kokuların ve mucizelerin anası olan sen; neden benim gibi bir hiçi de yanına almak istersin ki bir gün. Söyle bana, ne getireceğim ki sana? Bayım, ya siz, siz kendinize inanaca…