…-batı temasını hem güçlendirmiş hem de geliştirmiştir. Bunda Lale Devri ve sonrasında Avrupa’ya giden elçilik heyetlerinin de yadsınamaz katkısı olmuştur. İngiliz kadın gezgin Julia Pardoe tarafından 1836 yılında kaleme alınan "Sult…
…eceden çıkardı. Nazikçe yıkadı. Sıkmaya bile kıyamadı. Kuruttu. Bir itina, bir itina... Hayretler içindeydim. Heyecandan düğümlerimin sayısı kadar boğazım düğümlendi neredeyse. Akşam kocası gelince anladım ki; bizim Bozcaada Beled…
…amia, kadın kanına susayanların susuzluğunu zehirlemek için sabırsızlanıyordu şimdi. Toprak açıldıkça daha da heyecanlanıyordu, yansısı bedenine değdikçe parlayan karın altında beklemeye başladı. Biraz önce çığlıklar atan çocuk, mezarın…
…ayı bırak. Sarf edilen cümlelerin şaşasına aldanmayı bırak. Pazara gidip en sevdiğin meyve tezgâhının başında heyecanlanmayı bırak. Çocuk olmayı bırak. Ayakkabılarını boyamayı bırak. En sevdiğin iki üç cümleyi gecekondunun bir duvarın…
…nda anlatılmayan bir şey? Sen hisset. Ölümü gömdüm geliyorum, diyor ya şair; ben mesela onu hep hissediyorum. Heyecanlanıyorum. Çünkü ben de gömmek istiyorum ölümü. Ve gövdemi yırtıp bir gömlek gibi çıkıp gelmek istiyorum bir yerlere. A…
…seni koparıp bana katmaksa ve dahasını istemekse bencilce, Sevda: Anlam kazanan yüreğimde gün be gün artarak, heyecanla nüksedense, Sen: En büyük eksiğim, en özel yanımsan. Biz: En güzel kumru, en anlamlı mısraysak. Kalbime, bugü…
…bu tavır. Alışık olmadığım bir saygı hissediyorum sesinde. Başımı çevirdiğimde anneannemin dehşetle karışmış heyecanlı hâlini görüyorum kürek kemiklerime doğru bakarken. Anneannem "garip" denen kadınlardan biri. Kulağı duymadığı…
…gözümdedir ah bu nedir? ölümün dehşet-efşan güzelliğinden sıyrılıp açıldığımız bu derya denizler fırtına dolu heybeler ve dert dolu düşler gebedir varılmayan huzura. kalkabilirsem şu koltuktan yağmur bile imrenirdi bu kalkışa ağ…
…şte. Gittiği yere kadar… Sofranın başında duran gazetenin yanındaki telefonumu aldım. Bir totem yaptım o anki heyecanla. ‘Gözümü kapatıp çözülmüş bulmacaya bakacağım ve gözümü açtığımda ilk dört harfli bir kelime görürsem Ayten’i…
…u bütün unutulanlara Umut. Burada bir buhran, hayretle karşılanırdı. Yakıldı bütün mahkûmlar, kapana kısılmış heyecanlarıyla. Aşk, sorumsuz bir çocuk gibi tanrılaştı. Bir şehre düştü son cemre ile sen el ele. Işıkları açın, Boğuluyoru…