Ormanın Derinlerinde
…ka orman sakinleri vardı. Ağacın gövdesinden destek almasına rağmen zorlanarak ayağa kalktı. Heyecanlanmıştı. Henüz orman sakinlerinden ne bir ses ne de işaret almamasına rağmen onlara seslenmek bile tüylerini ürpertmişti. “K…
282 kullanım · 207 yazı
…ka orman sakinleri vardı. Ağacın gövdesinden destek almasına rağmen zorlanarak ayağa kalktı. Heyecanlanmıştı. Henüz orman sakinlerinden ne bir ses ne de işaret almamasına rağmen onlara seslenmek bile tüylerini ürpertmişti. “K…
Bahçe içinde iki katlı eski bir ahşap ev… Sıvaları dökülmüş, kerpiçleri gözüküyor artık. Hayli yıpranmış ama henüz yıkılmamış, yuva olmaktan çıkmış ama hâlâ ev olmakta direniyor. Evet, evet, artık burası bir yuva değil. İçind…
…ya karar verdi. Bana annemden önce bir evlilik daha yaptığını, bu evlilikten iki çocuğu olduğunu ve çocukları henüz çok ufakken onlardan ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Kendi deyimiyle ‘yanlış bir evlilik’ yapmıştı. Çocuk…
…n diye seslenirlerdi ya, kara olan kıllarımın yerini ipek gibi bembeyaz kıllar aldı. Yok, evlenmedim, bekârım henüz. “Sen evlenmedin mi Mesut?” “Evlendim ama boşandım be abi. Annem illa akraba olsun dedi, babam da yabancı bir…
…u hissedebiliyordum, damarlarıma enjekte edilmişçesine. Ben kavuşma anını beklemeyi seviyordum, ona kavuşmaya henüz hazır değildim. Sokağımız sadece bahar geldiğinde ışıldardı, pembe, mor çiçekler açmış ağaçlar ile. Son bir k…
…“Biz, biraz yaşıyoruz. Biraz sarhoş, biraz isyanız. Biraz çocuğuz, biraz kadın, biraz erkek. Biraz yürüyoruz henüz, şairin dediği dar sokaklarda. Ve bir gün biliyoruz ki, biraz daha çoğalacağız, biraz daha, biraz daha…” Yaza…
…nde kendini dışarı attı. Günün başından beri kaç kelime konuştuğunu düşündü. Üç basamaklı bir sayı olmamıştır henüz, diye fikir yürüttü. Binadan çıkınca kravatını gevşetti. Derin bir nefes verdi. Bunu bir Hollywood filminde g…
…n geçerken yıllar, niye olsun diyeyim? Olmasın. Olmasın' dedi elindeki tığı minderin üzerine bırakıp. Annemse henüz 32'sinde kendinden çoktan geçmiş, ona sunulanı öpüp başına koymuşluğun çaresizliğinde danteline bir dolgu dah…
…İlk dönem sinemacıları melodram, pantomim gibi araçları temel almışlardı. Amerika'da 1905'e gelindiğinde ise henüz bir gösterim mekanı dahi kurulmamıştı. O dönemde filmler öğleden sonra yahut akşamleyin 25 Sent karşılığında…
…ına dayıyor, bir yutkunma alıyor çocuğu. Yaşlı bir adamın kamburluğu yol boyunca hiç dinmiyor. Sabahın güneşi henüz acımasız değil. Gençten bir kızın alnına vuruyor güneş ışıkları. Kız elini asker selamı yapıyor, uzaklara bak…