…acı besler onları. Onların mutluluğu başkasının acısıyla yaşamaktır. Çünkü mutluluk kadar keder, vuslat kadar hasret de bağımlılık yapar. Uzaklara bakmak bir yana burnumuzun dibinde bir kibrit çaksak dünyayı yanıyor zannederiz…
…gerçekten güzel bir örnek. Kitapta sadece ana karakterin sorununa değinmiyoruz. Yan karakterler de onun kadar hasarlı ve bunun bir psikiyatri tesisinde geçmesi de kitaba artı puan olarak yazılıyor. "Bu dünyada herkes dibe vurmu…
…suz ve umutsuz kılmaya yeterliymiş. Uzak geçmişte yaşananları hatırlayıp dünü kara bulut gibi gören alzheimer hastalarının asabiyeti gün geçtikçe ölüme yaklaşmalarından değil, sadece anıları ayan beyan hatırlamalarından ötürüymüş. B…
…a, sadrazam santraller dikiyor. Şimdi ben bu küfürlü, yaralı şiire nasıl çiçek çizerim ? Söylesene anneciğim. Hastaların yüzü döner sermayeden mutsuz, Sırt çevirmiş kurbağa, prensese. Alabildiğince karanlık ve olabildiğince güç, B…
…ü bir şairin ölümü, özellikle de böyle bir ölümü çok acı bir şey diye geçer benim kitabımda. -Vol.6- İnsanlar hasta iken sabahları ağızda çok kötü bir tatla uyanırlar hani. Veya gece şişeleri hayvan gibi devirmişseniz de aynı…
…özleri kapalı kapım önünden Solgun birer insan benzi gibi duvarlar Kaldırımlarda duran ifadesiz fotoğraflarda Hasatsız geçen güneşli mavilerden mektuplar Yaşım üzerine eklenmiş yirmilik içinde Rastladığım bir mısrada duruyordu ö…
…e okudu diye mutlu olması gereken annem, tam tersi bir haldeydi; mutlu değildi. Büyük kızı nasıl olur da dini hassasiyetleri olmayan bir sınıf arkadaşıyla evlenmek isteyebilirdi? Sonra küçük ablam… O, hep matematik ile ilgilenirdi. Yi…
…teşi bilmek harami görmek "ateş içimizde ateç içimizde" diye deli bağırdı kimse buralara yüzyıllarca uğramadı hasret altında kalmış adem hiçbir şey yok hiçbir şey yok bilen bu derdi konuşsun "ya ölün ya da bakın içinize" bağır…
…iyi günde payı yoktur." Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, askeri doktor olarak görev yapan otoriter bir baba ve hastalıktan başını alamayan bir annenin çocuğu olarak 30 Ekim 1821'de Moskova'da dünyaya geldi. Çocukluk döneminde, okull…
…imtihana tabi tutulmamıştı. Yaradan kimseye kaldıramayacağından ağır yük vermezdi ama artık omuzları çökmeye, hasılı dizlerinin bağı çözülmeye yüz tutuyordu. İliklerine, kılcal damarlarına hatta ve hatta rüyalarına dek işlemiş…