…deli çıkıyorsun Yaptığın listelere yüz üstü bel bağlıyor Sırt üstü suikasta kurban gidiyorsun Aklını bu kadar hafife alma Ağır basmalara yenik düşen kaç kişiyiz Bunu en iyi sen biliyorsun Akrep yelkovanı Yelkovan akrebi kovala…
…z mermisi muhatabının tam da yüreğine isabet etmişti. Kadın, ağız namlusunun üzerinden çıkan ayrılık dumanını hafiften üflerken hedefe isabet kaydettirmenin sevinciyle asıl öldürücü sözü namluya sürdü ve bekledi bir an. Beyninin…
…döküldü dökülecekti. O gözlerin kıyılarını döven sert dalgaları kabartan henüz nasırlaşmamış yürekteki acıyı hafifletmek istedi: “Ben de üzülüyorum ama başka çare yok. Ciddi finansman sorunları var. Ya bir kısım personeli feda ede…
Kara gecenin ortasındayım Saatim yok, bilmiyorum zamanı Manzaram deniz, sahilin ortasındayım Hafif bir rüzgâr okşuyor tenimi Aklımdan neler geçiyor, bilmiyorum Ne garipsin dünya Ayaklarımı kuma basıyorum Hislerimin tam ortası…
…. Duvardaki çinilerin, kabartma işlemelerin resmini çeken takım elbiseli bir adam kibarca gülümsedi ona. O da hafifçe dudağını yana kaydırıp gülümsemiş gibi yaptı. Takım elbiseli adama özenip omuzlarını daha bir dikleştirdi. Yü…
…Gülsüm yerinden fırladı. Kâmil Bey’in elindeki poşeti zorla aldı. Plastik çatal kaşığın, boş yemek kaplarının hafifliği yüreğini burktu. Kâmil Bey gibi kibar, güngörmüş bir insanın yemeği, sofrası böyle olmamalı diye aklından geç…
Hava, gece karanlığını andıran gündüz sıcaklığındaydı. Hafif esen rüzgâr, sanki tüylerimi yalıyordu. Yorgun, bıkkın hâlim ile bir çınar ağacının altında yatıyordum. Düşler kurdum. O sırada insan olmadığım için mutluydum. Haya…
…ik âlâsı ufka dikmiş gözünü âmâ lal ne dese hoş kurumuşun kudurmuş hâli beter bulut’un toz’unu yalar anca dil hafif bir ferah bile yok kâbus’ta ay’a dalmışken ölsek değiş-tokuş edilemez can küften kalem on parmak an kadar çiv…
…lı hissediyordu kadın. Tüm duyguları, her gün, birkaç saat içinde yaşıyordu. Yoruluyordu kadın, adam kuş gibi hafifti sanki. Yoruluyordu kadın, ancak yoruyordu adamı. Baş etmesi ne zor diye düşünüyordu adam, kadın her konuştuğu…
…, mutluluklar, mutsuzluklar, başarısızlıklar, aldanışlar… Bir otel odasında içeriye giren rüzgârlar perdeleri hafifçe oynatıyor. Aşağıda keman ve hicaz sesleri. Güvenmek. Kime, nasıl? Sesler artıyor, kahkahalar akşamın karanlığ…