Özgürlük
…inanılmaz derece yoğunluk olan gözlerini gözlerime kenetledi: "Senden." Neler olduğunu anlamaya çalışırcasına gülümsedim. "Efendim?" İnce, narin sesiyle "Özür dilerim." dedi. İçerisinde bulunduğum durum karşısında kaşlarımı çattım…
16 kullanım · 12 yazı
…inanılmaz derece yoğunluk olan gözlerini gözlerime kenetledi: "Senden." Neler olduğunu anlamaya çalışırcasına gülümsedim. "Efendim?" İnce, narin sesiyle "Özür dilerim." dedi. İçerisinde bulunduğum durum karşısında kaşlarımı çattım…
…n görüşme talebinize olumlu ya da olumsuz yanıt verebilmem için önce bazı sorulara yanıt vermeniz gerekecek.” Gülümsedim. En azından bu da bir gelişmeydi. Paldır küldür antrenmanlarını seyretmeye gelip beni ilk defa gören bir adam…
…göz bebeği olduğunun farkındaydım. Ama yüzde bin emin olduğum bir şey vardı, o da bana bakmadığıydı. Gene de gülümsedim, olayı anlamaya ve onunla etkileşime girmek için bana bakmadığını ve gülümsediğimi görmeyeceğini bile bile on…
…n işe gitmeyecek misin? Saat üç oldu" "Sen kalacak mısın?" "Sen sızınca giderim" "Sızacağımdan eminsin yani!" Gülümsedim. "Niye geldin?" "İçindeki adamlardan birinden hoşlanıyorum , kalıp savaşmaya değecek kadar güçlü mü? ona bakm…
…eri, ben dekore etmiştim tüm sahneyi. O an, en güzel rüyalardan bile daha güzeldi. Işıklar yavaşça kararırken gülümsedim; hem de rol gereği değil, gerçekten. Tiradım bitince sormuştum seyirciye: Bugün hangi sen oldun? Kimin cümlel…
…ğuk kış aylarının ilacıydı." dedim. Gülümsedi. Heyecanını biraz azaltmak istedim. "Haydi, o zaman..." diyerek gülümsedim, "Seni dinliyorum." Sanki aniden gözleri parladı ve yüzüne bir tebessüm yayıldı. Gelip yanına oturdum. Gözler…
…ış ekmek dilimlerini derhâl bana yaklaştırdı. Doğru zamanlamaya ne denirdi ki? “Galiba hemfikiriz bu konuda.” Gülümsedim. Biraz yapmacıktı, biraz gerçekti yüzüm. Tereyağı gelmeli: Zor biri miydi? Muhtemelen. Ama beni belirli bir m…
…sizlikten kurtarmaya çalışıyordum. - Abi senin bu lamba amma da karmaşıkmış dedi. Bu sefer ben bıyık altından gülümsedim. “Hafife alıyordun bizim işi aslan, ne oldu?” dedim içimden. - Evet kardeşim, halledebilsem ben halledecektim…
…sını çocuk odasına dönüştürmeye başlamamız, ilk günden gidip aldığımız o mavi bebek ayakkabıları geldi” dedi. Gülümsedim. “Biz de ne kadar hevesliymişiz! Nasıl bir tez canlılıkmış, gençlik işte” dedim. Sonra bir yorgunluk çöktü. “…
…kendini kanıtlayacağına ve cesur bir savaşçı gibi savaşacağına dair içimde bir umut var. Eh, belki bir gün…’’ Gülümsedim, üzerime sıçramış birkaç cam kırığını silkeledim. ‘’Teşekkür ederim, büyükbaba.’’ Yazan: Aysu Altaş