Halet-i Ruhiye
…ştü. Çünkü ağır olan bedeni değil ruhu ve düşünceleriydi. Sonra, işte başarmıştı. Yavaşça doğruldu, uzun süre gözlerini tavanda gezdirdi; bu ona, kızı için yaptığı salıncağı hatırlatmıştı, hızla oraya yöneldi. Önce her şeyi hız…
361 kullanım · 224 yazı
…ştü. Çünkü ağır olan bedeni değil ruhu ve düşünceleriydi. Sonra, işte başarmıştı. Yavaşça doğruldu, uzun süre gözlerini tavanda gezdirdi; bu ona, kızı için yaptığı salıncağı hatırlatmıştı, hızla oraya yöneldi. Önce her şeyi hız…
…ana anahtarı gösteriyordu. Ne demek istediğini anlamamıştım önce. Ona sert bir bakışla karşılık verdim. Hemen gözlerini benden kaçırıp başını öne eğdi. Elektrikçiyle sohbetimize devam ediyorduk. Terlemesi durmuş, lambanın sırrını…
…bir baba yanımdayken, her şeylerini evlerinde bırakıp ülkelerini terk eden aileleri, çocukları getirdi ekran gözlerimin önüne. Günlerce aç, susuz, bir lokma ekmeğe muhtaç yürüdüler. Analar, o uzun yollarda öyle koşullarla karşı k…
…dım. Çünkü birisi size benliğiyle gelirse ve karşı koyma gereği duymuyorsa, bu saf güvendir. Bana güvendiğini gözlerinde, bakışlarında ve tüm bedeninde gördüm. Bu insan türünün dişi olanıydı. Ve insanlar bizim türümüz ile iyi d…
…bir kadın çıkıp anıtın önüne gitti. Yere çöktü. Yüreğinin derinliklerinden yükselen ağıta gözyaşları karıştı. Gözlerine inanamayan adam sözlerin ardını getiremedi, sustu. Rüyasındaki kadındı ağıt yakan ihtiyar. Ağıt aynı ağıt. Ko…
…ı üzerimdeydi. Kimse kıpırdamıyordu. Sokak arası olmasına rağmen caddeden geçenlerle kalabalık daha da arttı. Gözlerimi kapattım. Müziğe konsantrasyonumu bozmamalıydı bu insanlar. Bir ara elime geçen bir metalle gözlerimi açtım.…
…k defa fark ediyordum. Büyük sona adım adım yaklaşıyorduk. Selim koşarak boynuma sarıldı. Hakkını helal etti. Gözlerindeki yaşı benden gizlemeye çalışarak konuştu: ‘Selami abi, emin ol kızım Buse’nin tedavileri için bunu yapıyorum…
…kaçıyordum aslında. Nasıl yakalandım böyle hazırlıksız bilmem. Bana bakan o yalvarır gözlerinden kaçıramadım gözlerimi. Biliyordum, iyiliğimi istiyordun. Ben kaçtıkça geldin arkamdan gittiğim her şehre. Sokak koridorlarının kuyt…
…e gülücüklerle yanıma geldi. Sırtımı okşadı. Yemeğimi her zamankinden fazla koydu tabağıma. Üstelik konserve. Gözlerime ilk defa bu kadar sıcak baktı. Şimdi de karnımı okşuyor. “Ne haber kızım? Hadi bakalım az kaldı, yakında dede…
…, onu tıpkı gençliğimdeki gibi öpmek isterdim. “Münevver” dedim kısık sesle. Gözlerini çay bardağından ayırıp gözlerime dikti. Bekledi. Sustum. Ona doğru eğilip fısıldadım: “Seni hep sevdim.” Yazan: Mesut Güney Yılmaz