…sine kadar hissetti, gözlerini açtı Jacob’a baktı ve sıkıca sarıldı. Jacob, son altı aydır neredeyse her gece gördüğü kadının kokusunun hiç bu kadar yakından hissetmemişti. Hissettiği parfümün kokusu değildi. Saf ve duru Isabel…
…ibi heyecanlanıyor, ne yapacağını bilmez bir hale bürünüyordu. Sanki dört yüz yıldır yaşayan o değildi. Sanki gördüğü ilk kız Isabel’di. Daha evvelde defalarca yaşanmış an tekrar yaşandı. Isabel içkileri tazelemek için bara gel…
…n nereden çıktı birdenbire ortaya! - Öyle işte Mehtap. Altı ay oldu Filiz’den ayrılalı. Seni Aysun’un yanında gördüğümde beğenmiştim baya. O zamanlar gelip evimde kalabileceğini düşünmemiştim açıkçası. - Aptal! O zamanlar gelip ka…
…an üzerindeki çıldırmış halini seyredip gülerdi, bu eğlendirirdi onu, yalnızlığının tonunu anlamama yaramıştı gördüğüm şey, ona benzedim bugün yahut tonu koyulaştı yalnızlığımın şu son birkaç saniyede. A "Yarın işe gitmeyecek mi…
…har düştü gönlüne hazanın yerine, oğlanla sevişirken güllerin kokusunu duyduğuna erguvan çiçeklerinin rengini gördüğüne envai çeşit çiçek açmış uçsuz bucaksız kırlarda yürüdüğüne yemin edebilirdi Hıdır İstanbul'da hazan çille'ye…
…ırmalarıma göre, dini aynı olan toplumlarda da birbirlerini sömürme davranışları sergileniyor... + Bak çocuk. Gördüğüm kadarıyla, medeniyet adı altında aynı bizimkisi gibi halka görevler dağıtılıyor. Biz avcı diyoruz onlar "maka…
…"Hayatta kalmak için arkadaşlarını öldürebilir misin?" mottosu üzerinden gidiyor. Bir yandan, her gün sınıfta gördüğün, birlikte güldüğün belki aşık olduğun insanlar ama bir yandan da elinde silahlarla gezen, olabilecek her türl…
…madığını düşündü. - Bak! Hüsnü Kardeş, hakkında, geçmişine dair anlatılanlar her ne olursa olsun ben; gözümle gördüğüm, bir mekanda karşılıklı oturup hasbihal ettiğim insana ve onun düşüncelerine itibar ederim. Hayat mektebi ban…
…yadsınamaz… Ama benim burada değinmek istediğim unsurlar yukarıdaki düşüncelerden çok farklı amaçlar güdüyor… Gördüğü rüyayı, kurduğu hayali, düşünüp ürettiği fikri ifade edemeyen, yeterli cümlelerle kendine dahi anlatamayan bi…
…e düştüm yollara, Her kırmızı ışıkta geçmişten bir parça bıraktım ağaç gölgelerine. Her mola yerinde ilk defa gördüğüm insanları unutmuş bulundum. Tren istasyonlarına uğrayıp vedalaşmaları not ettim, bir gün lazım olur diye. Bir…