Yordam
…şti ve bu çok hoşuma gidiyordu. Gaye ile üniversiteden bir arkadaşımın doğum günü partisinde tanışmıştım. İlk gördüğüm zaman, bir süre ondan gözümü alamadığımı hatırlıyorum. Fakat bu göz alamama, eski günlerimdeki gibi şairane b…
123 kullanım · 93 yazı
…şti ve bu çok hoşuma gidiyordu. Gaye ile üniversiteden bir arkadaşımın doğum günü partisinde tanışmıştım. İlk gördüğüm zaman, bir süre ondan gözümü alamadığımı hatırlıyorum. Fakat bu göz alamama, eski günlerimdeki gibi şairane b…
…. Elinde tuttuğu silah yere çarpmanın etkisiyle bir anda ateş aldı. Ne olduğunu anlayamamıştım. Selim ilk gün gördüğüm gibi donup kalmıştı. ‘Selim iyi misin?’ diye sordum Yavaş yavaş yüzünü bana döndü. Gömleği kırmızıya boyanmış…
…n bir kavram. Hatta bu cinsellik dozunu aşarak seksistlik seviyesine de varıyor ve yine, filmin ilk bölümünde gördüğümüz abartılı kara mizah seviyesine ulaşıyor. Bence bu yöntemin hiç itici olmadan kullanılabilmiş olması, senaryon…
…oşkuyla koltuğa oturdu. Duyduğu hazzı, yüzündeki mutluluğu tüm ortaklar fark etmişti. “İlk koltuğu bana uygun gördüğünüz için bir kez daha teşekkür ederim. Göreceksiniz bu koltuk sayesinde şirket çalışanları arasındaki rekabet kıs…
İSTANBUL’UN İLK CAMİSİ Çoğu kişinin her gün önünden geçtiği fakat sıradan bir cami olarak gördüğü bu yapı İstanbul’da yapılan ilk camidir. İstanbul Galata’da bulunan cami, 15 Ağustos 717 yılında yapılmıştır. Cami İstanbul’un il…
…am. Belki daha sonra… O kadar merdiveni bir solukta nasıl çıktım ben de bilmiyorum. Kapıyı açtığımda karşımda gördüğüm kutu kadar dar bir odaydı ama burası bir odadan fazlasıydı benim için. İlk dikkatimi çeken, iki yana eğimli t…
…nlerde evden çıkmam yasaklandı. O günden sonra gamzeli amcayı hiç görmedim. Ta ki bugün internette gezinirken gördüğüm habere kadar. “Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi’nde on yıldır yalnız yaşayan 75 yaşındaki Muhsin Bilecik’in yaşadı…
…rak altına vererek, sonsuz cefa veren bir yoksulluk içinde geçip giderler; sonunda söndüklerinde, ışıkları bu gördüğün toprağı, ağaçları, taşları ve şahit olduğun tarihi aydınlatır! Ah, o kadınlar, onlar olmasa ne sen benim yüre…
…ki martı, kıyıdaki köpek gibi. Az ileride otlayan ineğin bıraktığı bok gibi. Geçmişten bugüne getirmeye lâyık gördüğü tek şey sandalının adıydı: Rıfkı.
Göremiyordu. Eskiden gördüğü hiçbir şeyi artık göremiyordu. Asla bencil bir insan olmadı. Olabildiğince yardımseverdi. İnsanları kırmamak adına kendinden taviz verirdi. Daha sonra ise insanlar onun kadar fedakâr olmadıkları içi…