…l örneğimizdir, vedalaşmak. Şayet; bir yerde vedalaşmaktan konu açılmışsa burada en önemli görünen parametre, gerekliliktir. Bir konu hakkında parametresel veri gereklilik ise bahsi geçen konu da bir ihtiyaç türüdür. Gayet net bir öz…
…. Bir defasında dükkânın önünden geçerken içeri çağırdı. Gel yeğenim gel. Annengile kıyma götür, dedi. Bak şu gerdanın güzelliğine. İki eliyle bayrak gibi açtı eti. İyi bir et olduğunu anlamış gibi kafamı salladım. Korkutucu kıy…
…çıktıktan sonra eve gitmek yerine taburelere oturmuşlardı, her sabah yaptıkları gibi. Altmış yaşını ne zaman geride bıraktığını bir çırpıda hatırlayamayacak adam, lağımcı Hasan, kalın teli çember yapmış, duvara dayadığı kazma…
…ır bu, aperitifleridir. Üstelik, size kapıcıdan bahsetmem bir rastlantı mı dersiniz? Benim bir kapıcım vardı, gerçekten çirkin, kötülük timsali, anlamsız ve içi hınç dolu bir canavardı, bir Fransisken rahibini bile ürkütürdü. Art…
…çevirisi 370 sayfa olan kitabın aldığı temel eleştiri ise uzunluğu, daha doğrusu kısalığı. Çoğu yerde tarihi gereksiz detaylara girmeden anlatan, mitoloji hakkında temel hatırlatmalar yapan kitapta zaman fazla hızlı ilerliyor.…
…esini amaçlar. Çocuk bile olsa kendisine rakip olacak herhangi bir erilliğe katlanamaz. Bunun sağlanması için gerekirse şiddet uygulamaktan ve zorbalık yapmaktan çekinmez. Ancak Cuma, Robinson'un binlerce yıllık Hristiyan ve Yahu…
…Bir “şey” taşıyoruz, hesaplanamayan, tam olarak tanımlanamayan, işte; o şey artık her neyse, onu kaybetmemek gerekiyor, bu gezegeni paylaştığımız gerçeğine göz kapamamalıyız, gerekçelerle vicdan yumuşatıp başkalarına eziyet çekt…
…, biz de dilimizi bağlıyor ve olay yerinden uzaklaşıyoruz. Bir yerden uzaklaşmak, diğer bir yere yakınlaşmayı gerektirir; bilirsiniz. Yakınlaştığımız noktada ise yine duygular meselesi var. Durduk yere öfke krizine girdiğini söyle…
…apının önüne geldiğinde durakladı, sanki birazdan arkasından babaannesi seslenecek ve yakalanmışlık hissi ile geri dönecekti. Öyle olmayacağı gerçeği içini sızlattı bir kez daha, gözünden akan yaşlara engel olamıyordu. Her z…
…ağın eteklerine doğru şöyle bir tur atma zamanıydı. Sokaklar onundu. Onundu on, on beş katlı binaları boynuna gerdanlık yapmış sokaklar. Artık kadınlar oturamasa da kapı eşiklerinde, çocuklar koşturmasa da yollarda, rengârenk kil…