…Hıdır'a son dikilen takım elbiseden "hani şu yeleği mavi olan" ısmarlamak için geldiğini duyduğunda ise aklı fesuphanallah! dili "tabii beyefendiciğim" zikretti. Bu kınnicik adam taşıyamazdı ya takım elbiseyi Hıdır'ın taşıdığı gibi,…
…rı aşan beklentileri, yarışma programı sunucusunun ve polisin şüphelenmeleri hakkındadır. Film Telluride Film Festivali ve Toronto Uluslararası Film Festivali'ndeki gösterimlerin ardından 12 Kasım 2008'de sınırlı olarak gösterime…
…lık bir öykü kitabında 35 öykünün yer alması pek de alışık olduğumuz bir durum değil elbet ancak, öykü yazarı Ferit Edgü' nün alışıldık öykü yazarlarından biri olduğu da pek söylenemez doğrusu. - İşte! size kitaptan bir minim…
…le, hatta arayan şefkatli gözlerle baktı. “Tabii, yoğun çalışma temposunda ihmal etmişiz. İyi günler.” Vapur, feribot, gemi ve ne kadar deniz taşıtı varsa, yolcuğunu severim. Martıların sevgi dilendiği denizlerin parçası gibi h…
…fezaya. Ki bu bir mucizedir Yetiştirin bütün haber kanallarına. Pişmanlığım ulaşmışken Kaf dağına Tam şu anda fetva verilsin adıma. Bütün karakollarda resmim asılsın Bulunduğum ilk yerde kurşun atılsın Alnımın tam ortasına. E…
…beklenir – öğrenmesi. Önüne konan kitap yığınını tüketmesi ve bunu bir an önce yapması istenmektedir, hem de feci bir sona doğru adım adım gitmesi için. Hikâyeye bir adım geri çekilip baktığımızda, diğer eserlerinde olduğu…
…şu dünyanın en hızlı kuşu… -da yani? Soyadın zaten Öztürk… Bak Fatih adını, Mabel yapan var Öztürk soyadını, Fel yapan Sahne adım, mahlasım falan dersin n’olcak Hem bu topluma yabancı şeyler havalı gelir Bak ne şiirin okun…
…yıp çaresizliğin çınlamasını hissetmek kulaklarımızda. Yankılanan sese kulak vermeden nasıl dindirebiliriz bu feryadı? Bir çocuğun korkusu gizli, o yakarışın notalarında. Bir yardım çırpınışı. Bir kalbe bağlanmanın çaresizliği…
…ecenin bu vakitlerinde ya uyuyacak ya da karşılayacaktım güneşi ve kan portakalı güneş doğdu acıların üzerine feryatların üzerine bakıyordu bize uzaklardan yıkılan anılarımıza baktığımız gibi bizim…
…roz İbiği say say bitmez. Biz, Bulgaristan’dan buraya göçerken aman bu kalsın, şu kalsın deyip eşyalarımızdan fedakârlık edip yerlerine tohum koyanlarız. Sebze, meyve, çiçek tohumları taşmış torbalarımızdan. Soğan, mısır, kavun, k…