…masası. Yağ ve kekikle harmanlanmış zeytincikler masanın müdavimlerinden. Ekmeğimi bandırıyorum yağın içine. Fazlası parmaklarımın arasından süzülüyor. Sağıma soluma bulaşmasın telaşında değilim hiç. Oysa annem ikaz üstüne ika…
…ıdan da içeriye haber taşıyan birer ulak gibiydiler. Tulumbacı Hüsnü, bu önemli hizmetlerinin bedelini onlara fazlasıyla ödüyordu. Netice itibarı ile nizam öylesine güzel kurulmuştu ki bir saat misali tıkır tıkır işliyordu. Lakin,…
…kestanelere bulaşıyor. Bu sebeple mi yoksa genel hissizlikten mi bilmiyorum, tat alamıyorum ve bu durum beni fazlasıyla rahatlatıyor. Taksiden çıkıp bağrım açık yürürken öksürüğümün kesildiğini fark ediyorum. Sert rüzgar babamın…
…ir sevdaydı bu elbet. İpuçları bıraktım Okumadın bile. Bembeyaz yolculuklar vaat ettim Bir doğum hediyesinden fazlasıydı. Özlemini çektiğim beyazlıklar elinin altında Ya da Sürekli görebileceğin bir noktada Belki de bir çöp kontey…
…esi üzerindeki bu evi bulana kadar. Eski mimari yapısı, ortasından geçen dar sütunları ile eski roma dönemini fazlasıyla koruyan bu ev onun için yıllardır aradığı huzuru sağlamıştı. 1698 yılında Budapeşte de doğduğundan beri sürek…
…ı, sırıtması diken diken etti tüylerini. Nuri; o güzellik, bu adamdan nasıl çıktı diye düşündü? Beklediğinden fazlası masanın üzerine konulmuş olan Kemal masaya doğru yürüdü. "Oğlan değerli senin için ha! tutuldun zahir, bu iyi…
…Yokuş bitip de düzlüğe geldiğinde, sabahın erken saatlerinde Galata İskelesi’ne yanaşan balıkçı teknelerinden fazlasıyla nasiplendiği, üzerine çökmüş rehavetten ve küp gibi şişmiş göbeciğinden belli, sırtını, kulenin yaz güneşiyle…
…az kağıda. Oturduğu o muhteşem Chicago koltuktan, zamanında ne vaatlerde bulunmuştur. Kim ne veriyorsa 5 lira fazlasını verir zira. * Mehmet Bey, doğumundan hemen sonra geçirdiği çocuk felci sebebiyle, yıllardır bir koltuğa mahku…
…ecek bizleri? Sanmam ki öyle olsun. Güce sahip olan, arayışında çıldıracaktır ve bağıracaktır "Hani bana daha fazlası?!" Gök Koltuk'tan sesleniyorum: "Ey sürü, uçmayı öğren. Benden farkın kalmasın ki, bu taht önemini yitirsin.…
…Ölümlerin ardı: şehrin adını taşıyan binanın merdivenlerinde, Her katta bir yorgunluk ve uykusuzluk. Belki de fazlasıyla çocuktuk Zamanı biz susturduk. Ve ölümlerin ardı: yine ölümler…