Papatya Kültürü
…rsana sen de koparabildiğince! "Konuşayım, konuşmayayım, konuşayım, konuşmayayım, konuşayım, konuşmayayım..." Evet, artık aklı başında olan her birey gibi fırsat değerlendirmelerinize başlayabilirsiniz. Şöyle ucundan köşesin…
368 kullanım · 212 yazı
…rsana sen de koparabildiğince! "Konuşayım, konuşmayayım, konuşayım, konuşmayayım, konuşayım, konuşmayayım..." Evet, artık aklı başında olan her birey gibi fırsat değerlendirmelerinize başlayabilirsiniz. Şöyle ucundan köşesin…
…ve kan kardeşi olma aşamasını çoktan geçen arkadaş gruplarına deli oluyordu. Okul yolundaki dik yokuşta yine eve yalnız dönerken kendi yansımasını görüyor, sert bir adım atıp kırıyordu buzdaki kafasını. Ama buz kristalleri…
…isiye Murat beyi koymak. Bak Allah’ın adını anıyorum Gizem, Murat beyi unutursan tüm plan lost olur kızım. Ha evet, konuştum konuştım, Hami’yle de konuştum. Ya işte biraz mırın kırın yaptı bildiğin gibi. Eğer beklediğim habe…
…de komşusu olan genç kadın ile seviştikten sonra yatakta uzun sohbetler ederlerdi, kadının iki çocuğu okuldan eve dönene kadar. Dışarıdan bakıldığında insanı boğacak sıkıcılıkta bir yaşamı olan bu sessiz sakin kadının bile…
…güvenim yok artık. Elleri şakak kemiklerimi kavrayan kelimelere de. Yadırgamayın! Ben arada bir böyle olurum. Evet, bu bir düş… Ve unutmak yok bu düşte. Sebep sormak da yok. Şimdi bir daha dikkatle bakıyorum kırılan aynanın…
…. Gürültü nedeniyle kapıya çıkan karşı komşu hüzünlü bir şekilde kapıyı ittirdi ve açtı. Şaşırmış bir şekilde eve girdi kız, salondaki masanın üzerinde duran mektup yığınına yöneldi. Üzerlerinde hiç bilmediği bir adres yazı…
…umudum kırılıyor ya da ayağım kayıyor, düşüyorum diplere... En kötü alışkanlık nedir bilir misiniz? Alışmak. Evet alışmak en kötü alışkanlıktır, düşmeye alışmak gibi. --- Bağırmaya ve düşünmeye gerek yok dedi Su. Bağırdıkça…
…liğin üzerini örtüp düşünmek için güneşi yok etmemiz gerekirdi. O zaman da insanlık yok olup giderdi. Kısaca, evet her şeyde bir hayır var… Su dile gelip dedi ki, Hayır! ile karşılaştığımız her olayda, hakkımızda böyle hayır…
…ak ucuna yelken açmak geldi içinden. Çantasından en sevdiği kitabı çıkarıp, birkaç sayfa okuyup sonra yavaşça eve dönmeyi planladı. Elini çantanın gözündeki kitaba uzattı: ‘’Honore de Balzac/Lanetli Çocuk’’. Kaldığı yerden…
…ar ki binlerce sevgi sözcüklerini hiç söylememiş gibi giderler ve kalır geride bomboş, toplanmamış bir yatak. Evet, kimileri öyledir; ne kadar mutluluk istese de acı besler onları. Onların mutluluğu başkasının acısıyla yaşam…