…i daha iyi anlıyorum.” “Ne demeye çalışıyorsun?” dedi Tayfun. “O görevlinin, Dursun’un ne demek istediğini…” “Evet, ne kadar da haklıymış yukarıdaki kanlı savaştan bahsederken. Gözümüzün önündeki vahşetten habersiz yaşıyormu…
…r gece ben de sana muhtelif gösteriler sunacağım. Zihnimin senin tarafında olan bir bölümüne fidan dikeceğim; evet benim fidanım. Senin karanlık ve hastalıklı düşüncelerinin arasında benden kalan bir anı filizlenecek ve sen…
…dım çığlığı atıyordu. Benimkiler gibi. Hiç görmediğim insanlara, acaba nereden tanıyorum, diye yaklaşıyordum. Evet. Biliyorum tanımıyorum. Ama bu, bu kadar basit değil. İnsanlar, bilim insanları, bu konular üzerine araştırma…
…ktorları pek sever beni. Çünkü onlara “Salisilik asiti” yani “Aspirini” verdim ben ve bu çok hoşlarına gitti. Evet bana söğüt diyorlar ama ben daha çok Saliks adını seviyorum. Zaten Mustafa da bana Saliks diyor. Yedi yaşında…
…iyorum yine de olmuyor. Uyumasam, gözümü bile kırpmasam diyorum. Yine olmuyor. Sokağın başındaki yeşil boyalı eve taşındı dediler senin için. Orta katı ne güzel şenlenmiştir şimdi. Ne iş yaptığını sormamışım. Ah bu kafam! H…
…rtaran kedi geldi. Zaten açlıktan ve soğuktan elbet bir gün ölecektim. Neden bir iyilik yaparak ölmeyeyim ki? Evet biliyorum, bunun sonunda darbukacı bana tekmeler atacak. Olsun, o kedi kurtulsun, bana yeterdi. Benim havlama…
…e Gülmezdik ölüye değil de yakınlarına saygısızlık yapmamak için. Sonra babaannem de dedem de öldü Güldüm mü? Evet. Ama gerçekten gülmekle görünürde gülmenin ne olduğunu aradan zaman geçince anladım Gözleri ağlamaktan şişen…
…ensesine doğru çatallaşan derisi ve en çok, güldüğü anlarda belli olan dökük dişleri. Her şeye rağmen mutlu, evet. İlginçtir, bazen benim sahip olamadığım umuda onun sahip olduğunu düşündüğüm bile oluyor. Dalıp gidiyorum, o…
…kede olur? Hesap sorup hakkını aramalı halk,” isyanındayım. Oysa benim hiçbir hakkım olmadı. İstanbul’da çoğu eve televizyon girmişken ışıksız gecelerden içim karardı yıllarca. Karşımızdaki mezarlık sakinlerinden de çok bel…
…ğa sola koştursun. Biz de bir daha böyle şeylerle uğraşmayalım.” Şaşırmıştım, taş boyamak ilginç bir uğraştı; evet ama neden bir daha uğraşılmasındı? Bu soruyu Saba’ya yönelttim. Ve o yaşta bir çocuğa göre olmayacak cevabı a…