…meyerek başkalarının hayatı için kendini feda ediyor. –Dostoyevski’nin de dediği gibi: ‘’İnsan kendisini feda etmekteki mutluluğu başka hiçbir şeyde bulamaz.’’- Daktilonun izi sürülüp Dreyman’dan şüphelenildiğinde ev aranıyor anc…
…akışı dayatıyordu bize. Yalnız kahvaltı masasını toplamama yardım etselerdi iyi olacaktı. Değil masaya yardım etmek, sehpadaki kahve fincanlarını bile öylece bırakıp çıktılar. Eski usul asansörlü pencere camlarından birini yu…
…ek. Nasıl algılarsak algılayalım, mutluyken nasıl hızlı ve üzgünken nasıl yavaş geçerse geçsin, dizelerde söz etmekten bıkamadığımız zamanı anlamamızı sağlıyor kitabın vurucu bir kısmı. Bir boyuta yüklediğimiz anlamlardan uzak,…
…çin hâlâ hayalmiş gibi bir gerçek. İnanması zor. Gün doğmadan önce oturduğu bu kayalıkların üzerinde gün veda etmek üzere artık. Hiçbir şey yemeden nasıl da durabiliyormuş insan saatlerce. Bıraksalar uyuyacak burada, burada ö…
…eni dinçti ama ruhu... Ona sormalı bir de, bu ıssız yolda, gecenin karasında kalmış yalnız kaldırımlara eşlik etmek istiyor muydu? Ruhu, bu ağırlığı, bedenini, kaldıramıyordu artık. Geleceğin kör ışığı aklını aydınlatıyordu.…
…ikten sonra titreyen gözlerle düşmanının gözlerine baktı. Tüylerini kabartıp tüm saygısını karşı tarafa belli etmek istercesine gözyaşlarını serbest bıraktı. Birkaç saniye daha gözlerini kaçırmadan baktıktan sonra arkasına dö…
…in oyulacağını, Büyük İskender gibi yalnızca geçmiş bir tarih olacağımı, Othello gibi yalnız, Kimliğini ispat etmek isteyen bir can olacağımı düşündüm, Düşündükçe korktum ve aklımı yitirdim. “Evim nerede?” dedim, Kollarında o…
…nde savaşmama izin vermiyordu ya da bilemiyorum belki de içine düştüğüm kaostan besleniyordu. Zihnimi kontrol etmekte güçlük çekiyordum. Hiçbir düşüncem yerinde oturup, sakince sırasının gelmesini beklemiyordu. Zihnim artık o k…
…dan yaptığı müdahaleyle susmak zorunda kaldı. Her zamanki gibi üstlerinden gelen müdahaleyi saygısızlık kabul etmek yerine, bu davranışı haklı gösterecek sayısız gerekçe buldu kendince. Özellikle de birine fazlasıyla inandı.…
…e sözüm ona huzursuzluk yaratan benimdir. Aylak, bir o kadar huzursuz ve çoğu yerde can sıkıcı kelimeler sarf etmekten çekinmeyecek kadar çekilmez biriyim. Ne dersin Müjgân, abarttığımı düşünüyor musun sen de? Eminim onlar öyle…