Yokluğun Sınırı
…rayıp “hava karardı mı geleceğim, bekle” diyecektim. İşte, diyemedim. Bu eller o telefonu cebime bırakıp beni eski halime döndürdü. Değişemedim. Ellerimi cebime sokup yürümeye koyuldum ki sigaram ağzımda yanıyordu. Cumartesi…
13 kullanım · 12 yazı
…rayıp “hava karardı mı geleceğim, bekle” diyecektim. İşte, diyemedim. Bu eller o telefonu cebime bırakıp beni eski halime döndürdü. Değişemedim. Ellerimi cebime sokup yürümeye koyuldum ki sigaram ağzımda yanıyordu. Cumartesi…
…lonu, Weinberg'in 1908'de işletmeye başladığı, artık günümüzde var olmayan Tepebaşı'ndaki Pathé Sineması'dır. Esasen, Palas ve Majik Türkiye'deki ilk sinema salonlarıydı... Sigmund Weinberg İlk dönemler yalnızca İstanbul, İzmi…
Mavisi eskimiş cumbadan, Göğe uzatırdı ellerini her sabah bir adam. Rüyalarındaki kahkahalar, Tek tek süzülürdü çatlamış dudaklarından. Eskimiş bulutlar renkten renge girerken, Rüzgâr gibi geçen adamı kucaklardı sokaklar. Seyre…
…bahsettiğimi gören Gelecek, kendine daha başka bir savunma mekanizması geliştirmeyecek mi? Haydi, “Gelecek”in esrarengiz öyküsünü okuyarak, bu soruya bir cevap bulalım; Zaman Ormanının büyük bir bölümü Zaman Ağaçlarından oluşmakta…
…Ofiste, kahverengi deri koltukta oturan kadın an itibariyle ağlamıyordu, önündeki peçete kutusuna rağmen. Ama eski ve grileşmiş bir anıdan gelen kendi ağlama seslerini duyuyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu geçmişteki kadın. A…
…Çıplak (Nude Descending a Staircase, 1912) resmi, sinemada ve resimde hareket olgusunun en iyi verilebildiği eserdir. Thomas Alva Edison, fotoğrafın gözün hareket algısına uygun devinimini sağlayacak bir aygıt yapmak istiyordu…
…kahkahalar atıyordu. Ayhan salonda turlarken, yeğeni Selim bana amcası hakkında bilgi vermeye başladı: “Amcam eskiden Müge Anlı’nın programında çalışıyordu. Set ışıkçısıydı. Yıllarını vermiş yani bu işe. Sonra daha aktif görevl…
…ir cümbüş buldum. düştüm tam ortasına kayboldum. deli gibi çırıl çıplak koşarken bir bağ bozumunda yok olmuş, eski bir anlaşma metniyim hançerim yarık içinden; parça kayıp. deli atlar gibi koşuyorum dört nala. zikretmiyorum…
…anların, öneremediğim kitaplar, kışın mutfaktaki nar kokusu, sabahları ayaklanan eşyalar, saçlarını açmandaki esrar, fısıldadığın sesleri unutan odan… Seni izliyorum. Bir kadını uyurken izlemek, gitmek istediğim başka hiçbir…
…çok karmaşık gelmedi değil mi? Yoksa sen de mi aptalsın? Her gün görmek için binbir uğraş verdiğim uzun boylu esmerin hala beni fark etmemiş olması mı? Hadi canım, bu seni ne zaman üzebildi ki? En son ne zaman başkası için üzül…