Albert Camus
…arak bile depremler yaratan bir adam: Albert Camus. Romanları, yapıtları ile çağdaş yaşama karşı duyduğu endişeleri, burjuva ahlak anlayışını, modern insanın bencilliğini, çaresizliğini anlatırken, modern insan onun her bir…
282 kullanım · 210 yazı
…arak bile depremler yaratan bir adam: Albert Camus. Romanları, yapıtları ile çağdaş yaşama karşı duyduğu endişeleri, burjuva ahlak anlayışını, modern insanın bencilliğini, çaresizliğini anlatırken, modern insan onun her bir…
…. Görür görmez tahmin yürütmüştüm. Tarlada ve fabrikada uzun seneler çalışmış olmalıydı bu eller. Kendi kibar ellerimden utandım, onunkilere hayran kaldım. Sonra baştan aşağıya süzdüm onu. Kendinden emindi hatta çok emindi konuşur…
…e kısa kısa hâlini hatırını soruyordum. Halamın elime tutuşturduğu sıcak böreği bir o elime bir bu elime alıp ellerime doğru üflerken orada bulunanların eğlencesi olmuştum. Hepsi kahkahaya boğulmuştu. Pantolonumun paçasından çek…
…di kol kanattır bacılarına… Ya ortanca bebesi. Kınalı kuzusu Fatma. İçli kuzusu… Hiç gıkı çıkmazmış. Anasının elindeki bıçaktan sızan kanı gördükten sonra hiç konuşmamış… Görüş günü ateş almaya gelmiş gibi üç beş dakika yanında…
…. Biri evlenip gideceğini, öteki artık ayrı evde yaşamaya karar verdiğini söylediğinde kahvaltını yapıyordun. Elindeki çay bardağının sıcaklığının tenimi nasıl kavuracağını umursamadan üzerime tam da yeni koymuştun ki seninle ko…
…ir biçimde harekete geçiyor, adımları hızlanıyordu. Yumuşak hayalleri olan, demir gibi sağlam bir sokak kızı. Ellerini yukarı doğru kaldırarak yıldızlara baktı. Açlıktan dönen başının etkisiyle sanki kanatlanıp uçacak gibiydi. S…
…ayet rahat gözüküyor; üzerinde sadece külotu, çıplak, karşımda duruyor: "Kahve yapacağım, ister misin?" diyor elleri belinde; işgüzar ve sevimli. Ne güzel bir vücut! Yere sıkı sıkı basan kemikli ince ayaklar, uzun bacaklarında…
…det oradaydı ve oğlum “gitti” diyordu. Hayır, gitmedi! “Konuşsana Necdet” dedikçe o sadece gülüyordu. “Anne o elindeki ne?” dedi, elime baktım. Elimde Necdet’le İzmir’de olan o ilk fotoğrafımız… Kapıya baktım “Bak elimde ne var,…
…Burada her şey yolunda; istediğim, yıllar yılı hayalini kurduğum her şeye sahibim. Başımı sokacak bir yuvam,” eliyle kendine ait olmayan eşyaları gösterdi, “ve yiyecek yemeğim var,” plastik tabağı işaret etti. “Yavaş yavaş ark…
…; ben de baş ucunda durup onu izleyerek yetindim. Saçlarıyla üzerini örttü. Bulutlar ağlamaya başlamıştı. Bir elini bulutlara daldırdı, ıslak bir gezegeni bulup çıkardı içlerinden; göğe saldı o küreyi. Nemli elini, kurumuş el…