…irebilseydi onu. Bir gülüşü tüm mutsuzluğunu, tüm umutsuzluğunu alır götürürdü. Rahmetli babası çok istemişti düzenli bir işi olmasını. Ne kravatlılar takımına girebilirdi Halit, ne de ay sonunu zor getirenlerden olabilirdi. Ho…
…n uçup gittiği Yerine çağrılmış olanı gönderdiği Adı konulanın hapsedildiği Yazılanın silindiği Bir gelgitler düzeni İki uç arasında salınıp duran Bir aşağı bir yukarı Bir sağa bir sola Şuraya ya da buraya Sağanaktan sonra el…
…r ismi vardır bu dünyada. Çocukluktan çıkıp yetişkinliğe erişmek, büyümek için Geçiş adı verilen bir seromoni düzenlenir ve çocuk gerçek ismini öğrenir. Duny için yapılacak Geçiş’ten bir ay önce ortaya çıkmıştır Yabancı, ve çocuğu…
…rden kendini göstermeye başlıyordu artık. Ali erkenden kalkmıştı. Her günkü gibi işe gidilecek, onlarca dosya düzenlenecek ve eve dönülecekti. Havanın karanlığına rağmen alarmı çalmadan uyandığı için kendine şöyle güzel bir kahvaltı…
…ı. Kırmızı ışığın yeşile dönmesini beklediler. İsmail yaka cebinden çıkardığı güneş gözlüğünü taktı. Fularını düzeltti. İçi içine sığmıyordu. Yeşil ışık yandı. Çöp kamyonu sarsılarak hareket etti. Ana yola çıkan şoför gaza bastı…
…ş birkaç dakika sonra da kaybolmuştu. Ertesi güne giyeceklerini ütüleyip hazır etmiş, kızının okul eşyalarını düzenlemişti. Sofrayı hazırlarken açık camdan kızının sesini duyar gibi olmuştu. Evet, oydu. Ağlıyor muydu yoksa? Hışımla…
…miş arkamda saklanıyormuş şerefsiz Neredeyim ben? Ellerin nerede? Ellerine ihtiyacım var Bir dokunsan her şey düzelecek sanki Bir öpsen ruhum vaftiz olacak Cennetin en kıyak köşesi benim olacak Gel ne olsun Ya da sen yorulma bir…
…okuyan kız eski yardımcımız Hacer ablanın -Konya’ya gidiyorum diye gidip bir daha dönmeyen- kızıydı. Bu defa düzeltmedim onu, varsın Hacer’i Handan bilsin. Beni Ragıp, Serap’ı Mürvet yaptıktan sonra Hacer’i de Handan yapsın. Annem…
…i biliyorum Ben bu derdin adını biliyorum Sevdadır Cananın canına yanmak yalnızca; Sevdadır Yazan: Lorin Ezgi Düzyol Sayı: 51
…r gözlerim. Başka bir ses duyulmuyor. Garip bir koku geliyor burnuma o an. Islak yerlerin üzerinde dizili bir düzine masaya, masaların üzerlerinde ters çevrilip duran sandalyelere takılıyor gözlerim. Başım çatlayacak gibi ağrı…