…camına fırlattı. Cam tabi tuzla buz. Hızını alamayıp oturduğu sandalyeyi de cama fırlattı. Sandalye kaldırıma düşmüştü. Ben donup kalmıştım. Begonvil ve kadın müşteriler çığlık atıyorlardı. Patron durur mu, hızını alamayıp rafla…
…dınlık pervazlara gün eksilten İçimizde yeşeren, derin kuyu yalnızlık. Koşmak, acıdan geriye kaçmaktır Nerede düşürdüm sakladığım incileri? Hanginiz kırdı kader kalemimi? Kestirmeden bana gel diye adımı "yakın" koymuştum Ne itti…
…hatırına yiyecekti. Üstelik tadı çok güzeldi, hafif acılı. Adam türlüyü yerken hiç de hafif olmayan acılarını düşündü, pişmanlıklarını… Bütün keşkeleri kadının örgü yeleğinin cebinden sarkan sarı tesbihin taneleri gibi art arda…
…ık. Halime’nin tuvalette neden o kadar çok durduğunu anladık. Firkete, toka, eline ne geçerse kullanıp bebeği düşürmek için uğraşıp durmuş meğer. Hastanenin bodrum katındaki o küçük, demir parmaklıklı odanın, kürtaj odasının yan…
…n büyük ağacın dallarına çıkmayı dener miydik? Derken çok bekletmeden çaldı kapımız, koşarken ayağım takıldı, düşeyazdım. Arkamdan bizimkilerin isyan sesleri: 'Yavrum, sakin ol.' diye... Hiperaktiftim ben, sadece ailemin bun…
Zaman yokmuş gibi düşünmek için. Her şey birbirini takip ediyor günler gibi, gözlerin takip ediyor gözlerimi; evimiz gökyüzü. Saat geç oluyor gitmen gerek, saat hiç geçiyor kalman demek. Yastık aralarında sözlerim uyuyor, bildiğ…
…ülkesi Zubrowka Cumhuriyeti, adını Polonya’daki bir votka liköründen alıyor. Akıcı ve tansiyonu neredeyse hiç düşmeyen bu yapıtın yönetmeni ve aynı zamanda yapımcısı olan Wes Anderson, gerçekten o kadar başarılı bir iş çıka…
…0 dakikalık bir sohbeti bitmek tükenmek bilmez bir girdap gibi görürken anlatıcı ise henüz girizgâh yaptığını düşünüyor. Anlatısını dikkat çekici hâle getirmek için çabalarken bazen anlatmak istediği şeyi kaçırıyor, kaçan kaçtı y…
Bir ülke düşün, karanlıkta kalan, Gölgeler ardında kalan umutları. Bir gün çıkagelir şansın kanatlan, Ayırsın dertleri, açsın kapıları. Karanlığı yararak aydınlığı getirir, Sonsuz umutlarla doldurur yürekleri. Yeni bir gün ba…
…on romanı olup yazılışı on seneden uzun sürmüştür. Doğrusu, 200 küsur sayfa olmasına rağmen her sayfada durup düşünmeyi gerektirdiği için okuması da zaman alacak, ancak buna değecek bir eserdir kendisi. İnsan olduğunu düşündüğü k…