…Hafif esen rüzgâr, sanki tüylerimi yalıyordu. Yorgun, bıkkın hâlim ile bir çınar ağacının altında yatıyordum. Düşler kurdum. O sırada insan olmadığım için mutluydum. Hayata bir insan olarak gelmeyip köpek olarak gelmem sanırım…
…baba olmuştum ben. Ellerim, uzanacakları yeri kendi gayretleriyle bulmuştu. Her şeyi bir kenara bıraktım. Tüm düşünceleri, yorgunlukları, pes edişleri... Henüz sağken ve televizyondaki komedi filmine bakıp gevrek gevrek gülerken gi…
…beklenildi, olumsuluz giderilmiş gibi oldu, eskiden belirlenen disiplin tekrar yürürlüğe girdi... Bu şekilde düşünürsek “Genel olarak rahat yaşayalım da, kısıtlı sürelerde canımız sıkılsa da olur.” demiş oluruz. Eğer böyle bir şe…
…e bir Neziha vardı. Şimdi evlenmiş, çoluğa çocuğa karışmış, Altın bilezik, bir de düğün İlk zamanlardaki gibi düşünmüyor artık. Kocası bir haydutmuş, Fikirleri kelepçeliymiş Neziha'nın kocasının ellerinde, Yarınları düşlerinden uz…
…dedemlerin yanına gelmiştik; her yıl olduğu gibi... Burada büyük bir bahçeleri, birçok tarlaları vardı. Bize düşense onları düzenli olarak ziyaret etmekti anlayacağınız. Babam arabayı kapının önüne park edince büyük bir hevesl…
…ek olmalıydı. O da bu odaya yakışmazdı ki. Bu sefer misafirlerim, duy buraya olmamış, demezler miydi? Bunları düşünüp düşünüp lambadan kurtulma işinden cayıyordum. Konuklarım bir yana, en çok kitap okuyamamaktan mustariptim. El…
…dolaş olmuş ve havuzu laciverte boyamış. Suyun dibindeki sevimli yunus sanki canlı da nanik yapıyor kendine. Düşman ilan etti o cansız gözleri, dudağını büküp arkasına dönerek yatağa oturdu. Duvardaki ışık oyunlarını seyretti…
…esiz mahcupluk. Her gün söz veriyorum ona, o duymuyor lakin o yüce gönüllü kadına söz; ödeyeceğim borcumu. Bu düşüncelerle çıkıyorum her gün olduğu gibi, ruhum kadar yıkık ancak kehribar rengini henüz kaybetmemiş binamdan. Güneş d…
…an, keserim belki de tam ulaşacağınız zaman. Ne demiştim ben daha demin; yükseldikçe daha sert düşüyor insan! Düşün düşebildiğiniz kadar, her şey olur çıkarsınız da rezil olarak çıkamazsınız ne de olsa bu bok çukurundan. Siz…
…, bomboş yüzler… Hep, bir ağız, bir burun, hiç olmazsa bir göz çizmek isteyen eli, dolduramazdı o boşlukları. Düşündekiler sırayla onu yoklayıp dururlardı. İçlerinden birini kapıp da kâğıda geçirmek istemez miydi? Ne yazık ki buna c…