Sevinçlerim sonbaharda dalında durma pahasına çırpınan yaprak gibi Düşse yere çürüyüp unutulacak Takati de yok üstelik kalmaya Kalamaz artık ait değil o dala Gitmek isteyen o değildi Mecburdu Bir mucize olsaydı ya, zor muydu…
…rk etmediniz mi? "Hedefleri 'biz' belirliyoruz. Hedef sahibi oluyoruz ve başıboş olarak adlandırılmaktan uzak duruyoruz." Buradaki önermenin ilk cümlesi yanlış. Hedefleri biz belirlemiyoruz. Doğru önerme şu şekilde; "Belirlenmiş…
…atına yollandı. Gözlerim otobüsü artık daha fazla göremeyinceye kadar orada kaldım ve baktım ona. Zamanında o durakta onu ağlayarak bıraktığım bir an vardı. O gün için lakayıtça kıçımı dönüp evime dönüşümden dolayı kendimi hiç…
…karız. Zira bu, bizi ayakta tutan güç olmayı çoktan geçip ayağımızdaki bir pranga haline gelmeye başlayan bir durumdur. Böylece kendi çevremize bir duvar örer (insanlık bu ya; o duvar da tuğladan değil, camdandır) ve içinde kend…
…ak. Poşetin küskün sesiyle uyanıyorum. Sade bir veda planladım kafamda, Çok sevdiğim kayısı ağacına, Ağdasız, duru bir veda... Hoşça kal ağacım elveda, Yetişmem gereken bir hedef var uzaklarda... Yazan: Gökay Ataç
…mış kült efsaneleri Batsa da dünyanın tüm gemileri Getirin bana ölümlüleri! Bitmeyen hırs ile yananlar Bir de durmadan ağlayanlar Cihanın surları olsa, dayanmaz yıkılır Şeytanlar, iyiler sustuğu için kazanır
…ımda oğlum. “Hiç gitmek istemiyorum hiç” dedim. “Ama her şeyi götürdük, haydi bakalım sultanım, kalk!” dedi. “Dur babana seslen bakalım, o gelsin öyle” dedim. “Hadi sen kalk” dedi. “Olmaz oğlum” dedim. “Anneciğim sen kalk h…
…insanlığın zararına da olabilir. Programın sunucusu ilginç bir soru ile devam etti: “Peki bu projeyi ne zaman durduracaksınız? Sizin için, insanlık ölümsüzlüğü bulduğu zaman mı proje tamamlanmış olacak?” Cevap çok şaşırtıcıydı: “Bir şe…
…rken rüyasını hatırladı, önünde uzanıp giden bozkırı ve karşı koltukta oturup ayağını koltuğun kenarına vurup duran çocuğu. Kıvırcık saçları özenli toplanmış, sanki bir yerlere gitmek için hazırlanmıştı. Üzerinde, açık mavi r…
Bisiklet izi, uzayıp giden toprak yolu ikiye bölmüştü. Yolun ortasında durmuş, sağından mı solundan mı yürümeli diye düşünürken bir kadın koluma girdi. “Haydi! Şu yolu birlikte yürüyelim. Birimiz izlerin sağında, birimiz solun…