Unutmak
…alih amcayı Çekirge’de pahalı bir dükkâna parfüm almaya yollardı. Bir gün evlerine oturmaya gittiğimizde bize duvarda asılı duran gençlik resmini gösterdi. “Bu sen değilsin ki, ben biliyorum bu kadını, Yumurcak’la filmlerde oyn…
9 kullanım · 5 yazı
…alih amcayı Çekirge’de pahalı bir dükkâna parfüm almaya yollardı. Bir gün evlerine oturmaya gittiğimizde bize duvarda asılı duran gençlik resmini gösterdi. “Bu sen değilsin ki, ben biliyorum bu kadını, Yumurcak’la filmlerde oyn…
…ayanışma” kavramları ile irdeledi. Düşünsel gelişmesi iki dönemde gerçekleşen Camus, “saçma” kavramı üzerinde durduğu birinci dönemde intihar, “başkaldırı”yı işlediği ikinci dönemde ise cinayet olgusunu ele aldı. İki dönemin or…
…bir şeyleri onun üstüne döküyorlardı. Ana yolun üzeri bu sıcak ziftle kaplanırken yanan toprağın kokusunu bir duysaydın. Patırtı, gürültü ve homurtu ile bu işkence santim santim, metre metre ana yolu kaplıyor, ana yol çaresizce ç…
…aracın kendi güvenlik sistemi devreden çıkarsa iletişim çipi Hansingen sisteminden 10 milisaniyede bir trafik durum bilgisini alıp aracın hızını buna göre ya düşürüyor veya onu tamamen durduruyormuş. Bizi kurtaran da bu siste…
…az, kahverengi… On, on beş tane. Bu kez bedenimi ziyaret eden titreme yedi nokta dört şiddetinde. Ezberimdeki dualarlayım sadece. Aklım durgun. Düşüncelere geçit yok. Acı hatıram, zihnime habersiz misafir. On yaşlarındayım. Yokuş a…
…çlü bir his vardı. Tek hamleyle boynunu sıkıca kavrayan ipten kurtulup sandalyeden indi. Bedenini saran merak duygusu öfkesine hükmederken kendisini bir anda kapının önünde buldu, durakladı, derin bir nefes aldı ve yavaşça kapı…
…. Elindeki çeki ne yapacağını bilemeyen adamın şaşkın bakışları arasında ağır adımlarla uzaklaştı. Bir köşede duran işçi yakınlarının arasına karışırken diğer gruptakiler müşterilerin öncü gücü edasıyla AVM’nin kapısından gir…
…aldırdım, önce Karl Marx’a baktım, sonra yatakta oturan ona baktım. Bir elinde sigara, bir elinde kül tablası duruyordu. Sigarasının dumanları yüzünü kaplamıştı. Sigarayı içerken gözlerini kısışını gözlerimi kısarak izledim. Ona…
…”. Sayın Çakal! Sayın yalnızlığın boynu bükük, bakışlarının manası derin… O an, bir zamanlar mutluluktan tozu dumana katan biz, bu çöküntüde tozu dumanı yuttuk. Sanki hayatın tüm geçiciliğinin yanında en kalıcı bizdik. Birbiri…
…‘’ Emre: ‘’ Dünya koşuşturmasında saydığınız bu güzel duyguları baskılayan ve engelleyen yine saydığınız kötü durumlar hocam. ‘’ Mustafa Öğretmen: ‘’ Hani olgunlaşmamış meyve dalından koparılmaz ya evlat. İşte bu da böyle bir şe…