Virginia Woolf
…nin ani ölümüyle sarsıldı. Ve bu ölüm özellikle babasını etkiledi. Yaşayan bir ölüden farksızdı artık. Bundan dört yıl sonra, babası da ölünce, sevdiği herkesi kaybetmişti Virginia. Babasına çok bağlıydı. Bu kayıplar onu sar…
295 kullanım · 204 yazı
…nin ani ölümüyle sarsıldı. Ve bu ölüm özellikle babasını etkiledi. Yaşayan bir ölüden farksızdı artık. Bundan dört yıl sonra, babası da ölünce, sevdiği herkesi kaybetmişti Virginia. Babasına çok bağlıydı. Bu kayıplar onu sar…
…n fikir geçer aklımdan her nota uğradığında kulağıma Din fakir besler, şeyhlere soda yetmez iftar masalarında Dörtnala koşar kimisi kısrak Ört üstünü yalanların ulaşmadan ulağıma. Dost acı söylemeden gerekli farkındalık Baş tacı…
…leyim bir Amerika’yı, bir Paris’i keşfetmeli. Ne varsa sabahlarda, gecelerde. Ulan sıkıştırmış beni bu sersem dört duvara, yemek de yedirmiyor it oğlu. Oraya git, şuraya gel. Sokağa çıkartsa bari… Yok, efendim yok, o da yok.…
…gittiği karanlığa ulaşamadı: “Dur! Gitme!” İnsanları sersemleten lodos yine hükmünü sürmeye başlamıştı şehrin dört bir yanında. Genç kadın için o geceden beri esen lodos bitmemişti hâlâ. Halbuki lodos az gözyaşı bırakmamıştı…
…viz vermeyecek kadar olağan… “Turnaların göç mevsimi. Denk gelirsem resimlerini yakalayacağım.” “Tabii tabii… Dört senedir yakalayacaksın. Sandviçleri ben hazırladım. Git de termosu doldur.” Caz müzik eşliğinde yolculuk yapm…
…ine farklı bir macera arıyor olmalı. Ya! Akıl var, fikir var. Kaşlarıma, bıyıklarıma ne cımbız ne ağda değdi. Dört buçuk numara gözlüğüm Nuh Nebi’den kalma. Yanaklarımdan bacaklarıma bıngıl bıngıl yağ deposuyum. Kıçımı zor s…
…yaparken de göz göze gelip gülse bana tüm sıcaklığıyla. Hadi gel boyama yapalım dese sonra, hiç olmayan yirmi dört renk pastellerimle. Acı çeken midesi iyice savaş çanlarını çalıyordu artık. İçgüdüleri istemsiz bir biçimde h…
…de tarifsiz karanlık. İş görüşmesine gidecekti. Yine umutsuzdu. Üniversiteyi bitireli sanki asırlar geçmişti. Dört yıl da kısa sayılmazdı yeterince hayal kırıklığı biriktirmek için. Biri ‘gitme’ dese hemen vazgeçecekti. Yanı…
Siyah deriden yapılmış dört köşeli bavulun sapını sıkıca tutuyordu. Ömrünün bütün yükünü içine doldurmuştu, taşımakta zorlanıyordu. Bir kısmını boşaltsa neleri bırakırdı geriye? Gençliği, aşkları, aldanışları, hayal kırıklık…
Toplantı odasının kapısı açıldığında yuvarlak masanın etrafındaki dört çift göz içeri giren işçiye döndü; daha doğrusu yük arabasındaki büyük koliye. Üç şirket ortağı ciddiyetini bozmazken coşkusu her hâlinden belli Müdür ye…