Değişim
…mam olanaksız. Yahut ben öldüm de burası cehennem dedikleri yer olsa gerek. Doğru ya; diğer dünyanın mutluluk dolu olacağı kesin değildi. Burası cehennem. Cehennem ise cehennemi hak etmek gerek. Ve tanrım şimdi sana soruyoru…
360 kullanım · 259 yazı
…mam olanaksız. Yahut ben öldüm de burası cehennem dedikleri yer olsa gerek. Doğru ya; diğer dünyanın mutluluk dolu olacağı kesin değildi. Burası cehennem. Cehennem ise cehennemi hak etmek gerek. Ve tanrım şimdi sana soruyoru…
…rdaki son karanfil Sanırım alıştım artık Bi’ şarapnel parçası gibi Cam kırıklarını avuçlar gibi Keskin Ve acı dolu yaşamak Yazan: Ali Berk Perçiner
…rdim. -Evet, ben de bu koku ne kokusu diye düşünüyorum deminden beri. Tayfun, üstü birçok deney gereçleri ile dolu olan karmakarışık masadan eldivenli elini kaldırarak az ileride duran tüpün içindeki cam boruyu işaret etti.…
…n değişmesi… Bir iç çekti Nehir. Şu anda ona fazlasıyla uzak olan bu ortamda bulunmaktan ziyade evinde, huzur dolu yuvasında sıcacık bir kahve eşliğinde kitaplarına sığınmayı tercih ederdi. Sosyalleşmek pek ona göre değildi.…
…even dikenine katlanır" ne de olsa. Mutluluk, acı çekmeden kazanılacak kadar ucuz bir şey değildir. "Bardağın dolu tarafını gör" sözünü kim söylemişse halt etmiş. Bardağın boş kısmını göreceksin ki hatalarınla yüzleşebilesin…
…f hâli sergilenir insanlığın, Sağ ol Doğa Ana! Bir gün daha uyanmaya mecali yok güneşin. Yine peteklerin yanı dolu, Ağrılar peşin. Dumanlar yüze vurur, kalemler elde beslenir. Kurulmalı denge. Sonuçta dönülmüyor düne. Belki…
…ki, eğer sıradan insanlar gibi yaşıyor olsaydı bu kişi, yani zamanı diğer herkes gibi algılıyor olsaydı, umut dolu bir yaşamı olurdu. Çünkü, kendi boyutumda yaşadıktan sonra anladım ki, yazgısında mutlu bir gelecek olan kişi…
…triyordum. Kar yağıyordu. Ve yağan kar, ayağına birkaç numara büyük gelen ayakkabılarının arkasındaki boşluğa doluyordu. Yüreğim üşüdü. Elimden düşürdüğüm poşetten bir paket kaşar peyniri yuvarlandı ayaklarının dibine. Telâşla al…
…cak ne çok şey vardı. Ne çok sonsuzluk vardı. Sonsuzluk içinde sonsuzluk, ayrı ayrı sonsuzluk, sonsuzluklarla dolu sonsuzluklar! Bu yüzden susuyorduk. Susuyorduk, çünkü çok fazla söylenecek söz vardı. İlk defa kafasını kaldı…
…olaşıyor damarlarımda. Artık sevginin çok yakınındayım. Hatta kucağında, hatta yüreğinde. Yavrularım da sevgi dolu sıcacık ellerde büyüyeceklerken, gitmek niye?..