Işıklı Fayton
…arıklara girip ah ben ne yalnız ışıklı faytonla geçeceğim akherondan karşıda gerçek elimde yıldız temrenli ok dilimde zehir zemberek küfür geçiyorum maslovun ihtiyaç piramidinden uzun kulelerin kırmızı ışıklarından mehtapsız bi…
72 kullanım · 57 yazı
…arıklara girip ah ben ne yalnız ışıklı faytonla geçeceğim akherondan karşıda gerçek elimde yıldız temrenli ok dilimde zehir zemberek küfür geçiyorum maslovun ihtiyaç piramidinden uzun kulelerin kırmızı ışıklarından mehtapsız bi…
…ştı. Garip adam. Vermiş olduğum sözün ağırlığıyla çayımı yudumladım. Şekeri azaltmıştım, çay yavan geldi. İki dilim kızarmış ekmek yiyip, bir fincan dolusu çayla odama çekildim. İnternetten cuma namazının saatine baktım. Kırk…
…r burada kalmış, Baksana yüzü sararmış, gözü kararmış, Atılmış, kovulmuş, satılmış, belki de aç kalmış, Ah be dilin anlatsa da, ben bir bilsem. Ağlamayı da bilmiyordu, yaşıtları gibi, Gözyaşları mı kalmamış, ne olmuş? Aslında…
…nu birazcık da olsa korkutuyordu. “ Sen de beni sev ama olur mu? Sadece sev. Başka bir şey ne istiyorum ne de diliyorum senden. “ “ Zaten seviyorum seni bunu biliyorsun “ “ Biliyorum. Geçip gitmesin. Benimki geçip gitmeyecek. Sen…
…Saniyeler içerisinde direğin ortalarına varan Göksel, gözünü çocuğa dikmiş, yattığı yerde hareket etmemesini diliyor gözünü çocuktan ayırmıyordu. Birden alnının tam ortasında inanılmaz bir acı hissetti. Başını o hızla direktek…
…ı ile ele alınmış bence. Günümüz politik yapılarına bir nevi uyumlanmış demek çok yanlış olmasa gerek. Mizahi dilinin bu sayede çok daha evrensel bir bakış açısına kavuştuğunu söyleyebiliriz. Ağustos 2015’te ülkemizde yayına gi…
…ber, üretiyor... Tıpkı kumar borcunu ödemek içim Kumarbaz’ı yazan Dostoyevski’ye benziyor. Yönetmenin anlatım dilinde belirli başlı problemler var, demek istediklerini anlatmayı başaramadığını düşünüyorum. Yine de oldukça yalın…
…kanlarında geçiyor. Bunun bir sonucu olarak okuyucuda, tarihsel olaylar hakkında bilgileniyor, o yer ve zaman diliminden haberler alıyor hissi uyanıyor. Kitabın önsözünü kaleme alan şair ve yazar Hulki Aktunç da "Tarihsel romanlar…
…Sorduğum her sorunun cevabı yüzlerindeki o gülümsemeydi Gülümsemeleriyle konuştum. Dünyanın en çok konuşulan diliymiş İngilizce, Hadi ordan be! Bunu, gülümsemeyi beceremeyenler uydurmuş...
…Sus’luğunda... Yüreğini neşterle bezeyen bir karanfildi o ipince konmuştu tebessümüne donuk serçeler Hayatın dilinde şiirle gülüyordu yalnızlığına Hiç kimseye... Söyleyemediği... Ağıtların... çıkmazında... Vampirler gibi içiyo…