…eri. Mis gibi kokuyordu etraf. Sonra sol köşeden Naci amca ortalığa attı her zamanki gibi bir sorusunu: “Eski dilde bulunmama durumu, yokluk. Altı harfli.” Çaycı Battal bardak yıkarken, “Ah be Naci Bey, oldu mu şimdi hatırlat…
…yere doğru gidiyordu ki kitap bir çarpışmayla yere düştü. Karşısında kaptan üniformalı bir adam üst üste özür diliyordu. “ Önemli değil rica ederim,” derken gözler gözlere takıldı. Ahmet… Ahmet’ti adam. “Nilgün,” dedi genç adam.…
…gemi Sürüklenir durur peşinde İmtiyazlı bir deli. Nereden baksan fırıldak Nereden baksan sus payı Kahverengi dilli şeytan Her devirde soytarı. Kuyu dibinde binlerce taş Suyu çekmiş iklimi kurak Boşa kürek çeker artık Sofrala…
…ılır, birisi de çıkıp demez ki “Kangrenli parmak kesilmeli.” ve bunun da sebebi bilinmeli, hayra yorar durur, dili yorulmaz ki durulsun, su olsun da yolunu bulsun, birileri de izlesin dursun, en azından bir yorumda bulunsun,…
…örebilir. Yalnızdır Esther. Bunun verdiği tanıdık melankoli kitap boyunca devam etmekte, buna rağmen Plath'in dilinin hafifliği kitabın ağırlaşmasına ve yavaşlamasına engel olmaktadır. Bütün hikâyeyi olanca duruluğuyla okurken…
…ümü daha sıkı kapattım. Kaybedeceğim hiçbir şey yokmuş gibi bunca süre bu aşk denen oyunu oynadığım için özür dilerim. Seni ilk gördüğüm andaki parıltıyı nasıl unutabilirim ki? Sen o beyaz uzun elbise içinde hareket ettikçe etr…
…remiyorum Anlamak yerine kulak ardı ediyorum Görmek yerine bakıyorum sadece Yatağa artık gündüzleri sızıyorum Dilim de dönmüyor biliyorum Haylidir yürüyorum hissizce Zamanla benliğimi unutuyorum Dayanıyorum işte, Yaşama, Kend…
…ünkü doğrusu bu sanıyorsun oysa kapalı kapılar ardında fısır fısır konuşuluyorsun oysa kapalı kapılar ardında dillere dolanıyorsun olsun… denizi, güneşi, kumu senin olsun hayatın dağı, taşı, toprağı varsın bana kalsın -bana bir…
…stuklarını, susamadıklarını hatırladı. Dağlandı yüreği tekrar tekrar. Külleri bile sıcaktı hala. “Tamam” dedi dilinin ucuyla. Düştü düşecek bir tamam’dı bu. Elinde eğreti tuttuğu siyah hırkası gibi. Bir bayram günü gibiydi çocu…
…umda sıvası dökülmüş camii yanımda savruk bir çift ayakkabı bağı çözülmüş yok devletin bizi sevdiği annemi ve dilimi doğunun doğusunda doğdum ben ev ev garbın şark dediği yerde ne zaman bir torpil patlasa allah hu ekber derdi…