Kaygıdan Umuda Bir Yolculuk
…varoluşsal kaygılarımız, bizi daha derin bir anlayışa ve umuda yönlendirmez miydi? Sartre'ın sözlerini şöyle değiştirmeyi uygun bulduğum bir anındayım zamanın: “Bir şeyler bitiyor, başlamak için.”
2 kullanım · 2 yazı
…varoluşsal kaygılarımız, bizi daha derin bir anlayışa ve umuda yönlendirmez miydi? Sartre'ın sözlerini şöyle değiştirmeyi uygun bulduğum bir anındayım zamanın: “Bir şeyler bitiyor, başlamak için.”
…man’ın 2004 yılında yayımladığı aynı isimli romanından uyarlanmış. Kitabı okumadım ama okuyanlar filmin biraz değişiklik içerdiğini söylüyorlar. Konusu kısaca şöyle: Dünyada bilinmedik bir sebeple intihar edenlerin sayısı birdenbi…
…sun! bırak ona “selam” edeyim! aşimbabbar için kaygılanma. lugalan kutsal an’ın arındırmalarını ve her şeyini değiştirdi, eanna tapınağından an’ı çekip çıkardı. huşu göstermedi an-lugal’a cazibeleri karşı konulmaz, güzelliği sonsu…
…dâhil edip istediği yere götürürken yolculardan yalnızca birinin hayatta kalabileceğini söylediğinde her şey değişir. Bütün bunlar olurken otonom arabaların karıştığı trafik kazalarını inceleyen ekip, kendilerini bu işin tam i…
…rka tarafta gözüne kestirdiği bir masaya ilişti. Etrafı biraz merak biraz hasretle süzmeye başladı, garsonlar değişmişti -tabii ki kaç yıl boyunca herkesin, her şeyin yerli yerinde kalması beklenemezdi- aynada kendini zor tanıyord…
…Bugün de dilsiz, sessiz işe koyuldu. Ben öğlene doğru geldiğim için mekân kapanana kadar buradayım. Her hafta değişen vardiyayı kendimize göre ayarladık. Hiç olmazsa, kendimize de zamanımız olsun istiyoruz. Patron da sıkıntı et…
…in kahvaltılıklarını da almış büyük bir iştahla yerken bir yandan da “Hep aynı şeyler, bari burada kahvaltıda değişik bir şeyler verseler canım,” diye söyleniyordu.
…re gibi kuruyan dudaklarına götürdü. Suyunu yanına almadığına üzüldü. Yavaş yavaş dönmeye başladı. O döndükçe değişen manzarayı zihnine kazıyordu. Büyük olasılıkla tekrar gelemeyeceği bu unutulmuş coğrafyada tüm dağları, tepele…
…lunda önemli adımlar atar. Holden’ın düşünceleri, dalgalı bir denizde kulaç atmak gibi huzursuz, konforsuz ve değişken roman boyunca. Ancak o saf ve temiz kalbinden geçen duygular, üzüldüğü şeyler ne kadar da tanıdık! Yüreklere…
…, yol açılmış, araç sayısı epey bir azalmıştı. Taksicinin eli radyo düğmesine uzanmıştı. Açılan ilk kanalı da değiştirme gereği duymadan ilerlemeye devam etti. Güzel bir parça çalıyordu şimdi. Bob Dylan’dan. Havaya ne kadar da uyg…