…lıdır. İnsan / yalnızlık: Yaklaşık 0. Kendini çoğaltmak yerine sonsuzluğunu azaltmak zorundadır. Tournier’ in dediği gibi o “İnsanlığın yetimidir.” Robinson’un bütün eylemleri birer iç deneye dönüşmüştür. Deliliğe ve ölüme kar…
…rünümündeki kız, işinin ne kadar ehli olursa olsun, göz zevkimi doldurmaya yetmemişti. “Evet” dedim. Fazladan dediğim bu “Evet”, kızı gayrete getirir diye umuyordum. Kız gözlerimin içine baktı ve ilk sorusunu monoton bir sesle…
…eviyorum anne diyeceksin demiştim kendime. Diyemedim. Görüşürüz demiştim. Beni tüm benliğimle ağlatan herkese dediğimi anneme diyemeden sigaram bitmişti. Yazan: Musab Karagülle
…ydukları karşısında birbirlerine sarılarak yüksek sesle ağlamaya başladılar. Kocalarını çok iyi tanıyorlardı. Dediğini yapardı. Başının ağrısı iyice artan deniz, bir an önce onların kıyıya ulaşması için kayığı ittirmeye, dalgala…
…a?” diye sormam onu telaşlandırır, sormuyorum o yüzden. Teker teker kanalları gezmem, o “Dur! Burası kalsın.” dediği zaman durmam lazım, biliyorum. Öyle oldu. Sonuçta hem çabuk ikna olan birisi hem de zevk yelpazesi hayli geni…
…iştim: ‘Zevk alıyor olabilirsin ama biz bu taşları boşa boyuyoruz. Hakkımız olanı vermeyecekler!’ Ve şimdi de dediğim oldu. Grevdeyiz! Kimseye taş boyamayacağız. Boyarsak da böyle atacağız insanlara.” Gülesim tutmuştu birden. G…
…çmemiş miydim? ‘Seni seviyorum’ cümlelerim kısa solukluydu ve hep kaybetmeye mahkumdu. Birkaç gün sonra sevgi dediğimiz şey, yalnızca dudaklarımıza kirlenmişlik hissi veren bir kelimeye dönüşmüyor muydu nasılsa?” Hızla çakmağımı…
…trenlerin aynı istasyona gittiğini sanan çocuk tarifeni, olsa olsa bir kadının bir kuştan çaldığı uçarılıktır dediğim, gülümseten genç kızlığını öğrenmeye ve heybeme doldurmaya öylesine meraklıydım ki başka hiçbir şeye yer kalm…
…du kulaklarına. Chopin diye düşündü adam. Kadın bir kadeh şarap söylemişti. Rose. Bana da bir bira dedi adam. Dediği anda pişman olmuştu, Chopin ruhuna yakışmamıştı neticede. Ne önemi vardı diye rahatlattı kendini. Kadın güzel…
…duygulara tekrar tutsak olduğum bir geceydi. Paslanmış ve çökmüş yatağımdan gıcırtı sesiyle kalkmıştım. Evim dediğim bu dört duvar arasında sıkıntılı bir şekilde ileri geri dolandıktan sonra sonunda dayanamayıp kapımın arkasın…