Çocukluğum
…ama saatler varken, havanın kararması huzurumu bozuyor. Bu huzursuzluk sana çekiyor beni. Tam da tırmanmışken dağın karlı toprağına bir çığlık yükseliyor bağrımdan. Yavaş yavaş yuvarlanıyorum aşağı. Yine sana varıyorum, tesel…
16 kullanım · 14 yazı
…ama saatler varken, havanın kararması huzurumu bozuyor. Bu huzursuzluk sana çekiyor beni. Tam da tırmanmışken dağın karlı toprağına bir çığlık yükseliyor bağrımdan. Yavaş yavaş yuvarlanıyorum aşağı. Yine sana varıyorum, tesel…
…hemfikir olduklarını bağırır gibiydi. Endişeli gülümseyişlerle birbirlerine el sallayarak vedalaşıp evlerine dağılmışlardı. Olaylar başladığında akşam karanlığı henüz sokaklara düşmemişti. Kapıdan kapıya, kulaktan kulağa birçok laf…
…de güzeldi, Artık korkularıyla anımsıyorum. Birbirini tamamlamayan kar taneleri gibi Birbirini tam anlamadan dağılıyoruz anılarımda. Ve körükleniyor yalnızlık... Fotoğraf: Büşra ÇAYIR
…atımına. Güneş doğmak için bu sabah da, Bin tane yemin istiyor. Artık ısıtmak da değil derdi. Biraz sarı ışık dağıtsa, O da yeter onun için. Matemle örtülmüş ölü ruhlar üstüne… Bu sabah da bir kadın, Uyandı terk edilmişlikleriy…
…özlerini” dedi Zeliha’ya… Beyazı çivit beyazı, siyahı kömür karası gözleri vardı Zeliha’nın. Bu sabah da yedi dağın ötesini deler gibi bakmalardaydı. Gözlerinin ardında korku dışında her şey vardı aslında. Gözler ehlileşirdi…
…İklim’i olduğu gibi bırakıp eve girdi. Ethem, Mürevva’nın başında dikilmiş, halı desenine karışan kanın nasıl dağıldığını seyrediyordu. Lamia, Ethem’in bir saniye daha fazla nefes almayı hak etmediğini düşündü. Ethem’in nefessiz ka…
…mak. Oturduğumuz yokuştan aşağı masayı yuvarlamak... İkide bir gelen garsona okkalı bir tokat atmak... Mekânı dağıtmak, yerle bir etmek! Ama hepsi az kalır, hepsi az! Kendini öldürmek? Az kalır. İnsan, kendini ifade etme biçimi…
…rağını doldurdu, kopartıp şaşkın bakışları arasında adama uzattı. “Bunu da hizmetlerinden ötürü personelinize dağıtın lütfen,” dedi. Salonun kapısı açıldı. Siyahın en koyu hâli kılık kıyafetlerin ağırlığına uygun adımlar atan a…
…şey olmamış gibi etleri sökülen o değilmiş gibi başlardı efsanelerin bardağından bal yudumlamaya. Öyle güzel dağılırdı ki sesi kulaklarımızda... Sonra başımız etleri kopmuş bacaklarına düşerdi. Biz uyurken bacaklarındaki kuyular…
…yle zamanlarda. Öyle ki bazen içkiyi bile unuturdu diyebilirim. Bazı sayfaları kırmızı kalemle çizerdi. Bazen dağınık masanın üzerinde hazır bekleyen kenarları kıvrık defterine hızlı hızlı bir şeyler yazardı. Çoğunluk yırtıp çö…