…n yok olmasına neden olacak olan etken bu denebilir. Bu da beyaz yakalılarda görülen dil sorunu. (Hepsi ya da çoğu gibi bir genelleme yapmak istemem ama daha yumuşak bir şekilde bazıları diyebilirim.) Bazı beyaz yakalılar ge…
…şaşırıyorum doğrusu ve de emeğini ayakta alkışlıyorum. Ona sadece bir yönetmen demek de çok büyük haksızlık. Çoğu filminin senaryosu kendisine ait. Yönetmen, yapımcı, ressam… Belki de daha pek çok şey… Paylaşmak istediğim f…
…it mantık sistemidir; tıpkı “para” denen şeyin bir mantık sistemi olması gibi. İnanç bazen parayı değiştirir. Çoğu kişinin düşündüğünün aksine; para da soyut bir kavramdır. “Elle tutulabilir bir değere kim inanmasın ki?” diy…
…r süreç oldu; bu süreci otuz bir yaşında tamamladım – ne kadar tamamlanabilirse, o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek.” 1968 senesinde yazılan Yerdeniz Büyücüsü yalnızca bi…
…meye çalışılmaktadır. Gel gelelim, git gidelim, biraz öte ve biraz da beri bakınalım, etraf insan dolu, büyük çoğunluğu neye ihtiyacı olduğunu bilmez, ama bildiğini ileri sürer, tarla sürmez ama evrak doldurur, bir aracın deposun…
…mızdan vazgeçmemiştik. Hasan benden bir yaş büyük, tombulca bir çocuktu. Uzaktan akrabamız da olur. Eşyaların çoğunu benim sırtlanmam yetmiyormuş gibi adımlarıma yetişemeyip yol boyunca söylenmişti. Dün gibi aklımda… Eski ahır…
…şlar, -mişler gibi ekleri saklıyorum Ekler açığa çıkınca ise kendimi. Bazı vakitlerde içimdeki sesleri açıyor Çoğu vakitlerde ise kapatıyorum. Aç kapa, aç kapa Takdir edersiniz bir bozulma oluyor, karıştırıyorum Sonrasında n…
…. Herkes burada iken ne hoş oluyor. Yaşadığımı hissediyorum. Sizinle tanışmamız için bir neden de oluyor hem. Çoğu zaman arkanızdan küfretmek istiyorum, sonra beni duymadığınız için rahat hissetmiyorum, hazır siz buradayken…
…parmaklar, kırılmış hayaller ve ahmak ıslatanlar doludur kasımın sekiz güzünde... Hayatın toz pembe olmadığı çoğu zaman bu tek aylık koca mevsimde anlaşılır. Her şey gelip geçiciyken o kalıcıdır, Kasımın rengi soluk, sesi k…
…ahalleydi. Cepheleri doğru hesaplanmadığı için ya da birbirlerine çok yakın olduklarından pek güneş görmeyen, çoğu o dönem Almanya’da yükünü tutup memlekete dönen aileler tarafından satın alınmış evler. Taşındığımız gün kapı…