…lecek birinin dönüşümünü bize gösteriyor. Filmin ana karakteri, ‘Joker’ (Matthew Modine) olsa da, ilk bölümde çoğunlukla İnek Şaban’ı ve deyim yerindeyse onun aptallıkarını görüyoruz. Çavuş, sıklıkla İnek Şaban’a hakaret eder. İne…
İSTANBUL’UN İLK CAMİSİ Çoğu kişinin her gün önünden geçtiği fakat sıradan bir cami olarak gördüğü bu yapı İstanbul’da yapılan ilk camidir. İstanbul Galata’da bulunan cami, 15 Ağustos 717 yılında yapılmıştır. Cami İstanbul’un…
…plerini de çok severim aslında. Önceden ne köpeklerle ne de sahipleriyle ilgili pek bir bilgim yoktu, hâlâ da çoğu şeyle ilgili bir bilgim yok aslında, sadece buğulu renklerle bezenmiş, zihnimde çok berrak olan bir geceyi ha…
…p kendine sahte bir dünyada yalan yere sözüm ona huzursuzluk yaratan benimdir. Aylak, bir o kadar huzursuz ve çoğu yerde can sıkıcı kelimeler sarf etmekten çekinmeyecek kadar çekilmez biriyim. Ne dersin Müjgân, abarttığımı d…
…ttiği iki kişilik zehir Kemik sesleri kalplerin Düştük tutunamadıklarımıza. Mutluluk yapboz İki kişilik kumar çoğu zaman Ve parçalar eksilir Kayıp iskambil kartları Doluşur bir hilekârın ceplerine Bazı coğrafyalarda günah iş…
…n dehşetli belalar tekin olmayan çıkmaz sokaklarda değil, günlük güneşlik sayfiye yerlerin göbeğinde saklanır çoğu zaman. Onların etrafında her gün dolaşırsınız; sabah işe giderken, akşam eve dönerken, gece olunca ve şafak v…
…nmak, büyüdüğümüz zamanlarımızı, büyüttüğümüz anılarımızı bırakıp gitmek nasıl olacak şimdi? Kırışmış yüzüne, çoğu beyazlamış olan o siyah saçlarına ve artık görmemesine rağmen inatla görüyorum dediği kahverengi gözlerine ra…
…dinlemeye başladım. Programın sunucusu Sarah Montague, biyokimyager Jennifer Doudna ile konuşuyordu. Aslında çoğu hükümetin “şimdilik” gayri ahlaki bulduğu için, bu tip projelere fon aktarmamasına rağmen özel kuruluşların d…
…fakat ben büyükannemi hatırladıkça daha fazla garipsediğimi hissetmiyorum. Hatta aklımda ve ruhumda gizlenmiş çoğu sorunun cevaplandığını, karmaşık gürültünün dindiğini hissediyorum. İşte bunlar, ben büyükannem hakkında pek…
…r okurlar ve şarkılar söylerlerdi. Havanın kararması ile başlayan muhabbet o kadar derin ve duygulu olurdu ki çoğu zaman sabah ezanına kadar otururlardı… Ama bu hepsinden daha başkaydı! Artık emekli oluyor ve ömrünün geri ka…