Kızıl ve Kırmızı
…ride kaldı artık. Sık ağaçlı yollardan geçiyorlar. Mola yerine yaklaşırken yol genişliyor, araçlar birdenbire çoğalıyor. Ve sesler… Otobüsün tavanına yükselip uğultu uğultu etrafa saçılıyorlar. Durakladıkları yer arkasında yemyeş…
1 kullanım · 1 yazı
…ride kaldı artık. Sık ağaçlı yollardan geçiyorlar. Mola yerine yaklaşırken yol genişliyor, araçlar birdenbire çoğalıyor. Ve sesler… Otobüsün tavanına yükselip uğultu uğultu etrafa saçılıyorlar. Durakladıkları yer arkasında yemyeş…
…ar. Durumu fırsat bilip kendini Tanrı’nın elçisi ve habercisi olduğunu iddia eden insanların sayısı her yerde çoğalıyordu. Suç işleyen mahkumlar bulundukları hapishanelerde ibadet edebilmek için gerekli imkanların sağlanmasını isti…
…smaz, muhabbet devam eder ve bir yerden sonra yerel halk su taşımaktan utanır hâle gelir. Sakaların müşterisi çoğalır. Sonra biraz birikim sahibi olan saka, kendisini firmalaştırır. Şöyle der: “Çocuğunuz iş bulana kadar yanımda…
…ş olmalıydı ki tezgâhın yan tarafındaki mengeneyi beş altı kez döndürdü. Gıcırtılı ses her devirde biraz daha çoğaldı. Tekrar çözgüyü kontrol etti, fazla gerdiğini düşünüp mengeneye bir iki geri dönüş yaptırdıktan sonra tezgâhı…
…plandı şimdi dört bir yanım Yalnızlığımın çukurundayım artık, Bir kurtarıcım yok. Kalbimdeki karartı gittikçe çoğalıyor... Ben galiba senin ustalık eserinim. Sevdanla yonttuğun, Her türlü şekle soktuğun. Yazan: Alaattin Sevinç Sa…
…laktır. Robinson yeniden doğmuştur ve her şeyi yeni baştan yapmalıdır. İnsan / yalnızlık: Yaklaşık 0. Kendini çoğaltmak yerine sonsuzluğunu azaltmak zorundadır. Tournier’ in dediği gibi o “İnsanlığın yetimidir.” Robinson’un bütün…
Sonsuzluğa dair melodiler çoğalıyor Cumbalı bir ezgiden bakınca dünyaya Çok gördüm Az yaşadım. Önce kendimi yokladım Yitik bir pazartesi güncesiydi manzara Dokunaklı bir yazgıya çaldım parmaklarımı İsteksiz ve avareydi parmakları…
…uğu kırılmış fındık, kırılmayı bekleyen kabuk, Durgun hâlde tarihe tanıklık eden, zeytin ağacı Tanışıklığıyla çoğalan, yaşadığıyla tek, varoluşuyla yarım Doğduğu an özlem dolar, doğarken öldüğü yere insan! Toprağa atılan insan…
…ey çekiliyor birer birer. Sahafların sokağını bir türlü düzeltemeyen belediyeler sokuluyor hayatımıza, yaşamı çoğaltan, ölümü yoluna sokan bir uzak zaman icat ediliyor ve bu zamanda şairler ekmek parası peşinde koşuyor, senden h…
…, ciğerlerinden dökülen son kabarcıklar çıkar dışarı: “Neden?” Dudaklarda bir duman gürültüsü, içine çektikçe çoğalıyor sanki gökyüzü. Sesinin rengi değişiyor. “Seni seviyorum” derken farklı, “Bakarız” derken farklı, “Hoşça kal”…