…mış fidan, İki yokmuş. Ey göz pınarım, kuruyan cümlem, tükenen sözüm! Rüyadan çıktık bak, başım kalbine yakın Çakılmıyor avucuma uzaklık çivileri. Ey göz pınarım, kuruyan cümlem, tükenen sözüm! Yeteri kadar zamanın var imiş senin,…
…il Bey gülümsüyordu: “Gülsüm Hanım yemeği buraya getir lütfen.” Ne yapacağını bilemeyen Gülsüm elinde tencere çakılıp kalmıştı. Kâmil Bey, “Gülsüm Hanım yemekleri soğutmayalım,” dediğinde tedirgin adımlarla odaya ilk adımını at…
…asından fırlamış. “Hoşt!” demeyi düşünüyorum bir an. Ağzımda en kuvvetli yapışkan denenmiş gibi. Olduğum yere çakılıyorum. Biraz önceki halim nerede? Başım, kıçın kıçın paltomdan içeri doğru kaçıyor. Gözüme kestirdiğim taşa bir ham…
…alışması belirleyen “Uyku” (Sleep, 1963) filminde Warhol, “günlük zaman ve perde zamanı” kavramlarını perdede çakıştırarak, “zaman” kavramına kendine göre bir yorum getirir. Temelde hiçbir şey olmayan bu dönem filmlerinde Warhol’a g…
…n rengini Bendeki mavinin sen, Kırmızınınsa kavuşmak olduğunu bilmeden… Oysa baksan denize, Dokunsan kıyıdaki çakıllara, İzlesen mehtabı… Ah keşke görebilsen beni, Bulacaksın kendini, Beklettiğin kendini, Beni… Yazan: Mavi Turna…
…sinden Üsküdar’a Bende her daim volta, geçmişten yarına, sonsuz semada İki kanadı eksik de olsa, ruhum durmaz çakılı hiçbir mekâna!
…rlak göz misali yerleşmiş; dudağın tazeyken dalından koparılmış bir kiraz, burnun ise deniz kıyılarına vurmuş çakıl taşları kadar minik, ne tatlı bir çocuksun sen! Oysa biraz kirli, epey ürkeksin; kaldırımlarda, terk edilmiş…
…şı parkta Işıksız, fayans koyda Diş sesi, ilik sesinde Dağınık kalsın, kırık tarağı tarama Yalnız, üzülme ota çakılı atlara Her beldede demirler dövülür Sarhoş üzümler serilir çöplere Atlayıp gidelim tütün kâğıtlı aygırlara At…
…ta hazırlar gibi göğüs kafesinin içindeki nefesi, emekle muhafaza ederdi. Bilirdi, kar tanesi yolundaki olası çakıl taşlarını. Hatta daha büyüklerine de hazırdı. Korkardı da gelecekten fakat boyun eğmezdi öyle hemen. Her biri…
…sadece dinleme modunda bir seyirci iken, içeriği anlattıklarında tam anlamda zihnen ve bedenen oturduğum yere çakılıp kaldım. Neden mi? İnsan genomu, yani DNA’sı hakkında, yapılan binlerce araştırmaya rağmen, çok az şey bilebil…