…da, büyük bir hayırsever olarak gönüllerde yer etti. Öte yandan Yanıkkapı Semtindeki Tefeciler Sokağında vuku bulan soygunların ardı arkası kesilmiyordu. Abdülkadir Efendi'nin azlinden sonra atanan yeni karakol amirleri de ar…
…anı... Zihnimde felaketin oyunları, ve sonra bir aralık sızıyor yüzüme Nurun zerrecikleri.. Göğü arıyorum... "Bulamamaktan mı şikayetçisin" diyor... Neden duymuyorum kuş seslerini... Seher vakti duyduğun neydi diyor? Kör müydüm, sağ…
…müdavimlerinden. Ekmeğimi bandırıyorum yağın içine. Fazlası parmaklarımın arasından süzülüyor. Sağıma soluma bulaşmasın telaşında değilim hiç. Oysa annem ikaz üstüne ikaz yağdırıyor. İki kaşı arasında ceviz yağdıran bir bulut var…
…zlemiyle yanıp tutuşan insanlar. Doğup büyüdükleri topraklarda yaşama imkanları kalmamış. Gittikleri yerde ne bulacaklarını, ne ile karşılaşacaklarını bilmeden, yalnızca hayal ederek ve umutla gidiyorlar. Yaşamak için gidiyorlar, yaş…
…rkutucu. " Yolculuk teması ise hem fiziksel hem de hem de mecazi olarak güzel kullanılmış. Birbirlerini yolda bulan iki gencin birbirlerine yollarını bulmayı öğretmesi üzerinden, arka planda Amerika eyaletlerinin uzun ve kıvr…
…cek. Göreceksiniz. Hangisi geçti "geçti" dediklerimizin gösterin. Gösteremezsiniz. Ama her şey kendi lâyığını bularak bitti. İnancımız geçmedi ama kişiye özel bitti. Sevmekten asla vazgeçilmedi ama her gün yüzlerce kişinin solu…
…ilk örneği maalesef ne de son olacak. Ülkem için çizdikleri yol haritası buldukları her yere cami dikmek, yer bulamayınca gasp edip gene cami dikmek, parkı bahçeyi koruyu talan edip cami dikmek, sanırım bu ülkede kişi başına bir ca…
…ökkuşağını bilmemesi gibi bu aslında. Dönse görecek, rotasından çıksa dokunacak, hissedecek. Ya tekrar rotayı bulamazsam korkusundan ne oradan gidecek, ne de yüzünü duvardan geri çevirecek. Ya bizim benimsediğimiz, terk edemediğim…
…deşi İdris'e. Ondan ne hakla yardım talep ederdi? Mütemadiyen düşünüyor lakin akla mesnetlenmiş bir çıkar yol bulamıyordu. Kara sevdasından sebep kara kara düşüncelere gark olduğu bir gecenin sabahı, koğuşun demir kapısı gıcırtıyla…
…a anlaşılırdı. Jacob Isabel'in ne kadar ileri gidebileceğinin farkındaydı. Hiçbir şey hatırlamıyordu, her şey bulanıktı. Isabel'in gözlerini içine baktı ve; ‘Ne istersen sana getirebilirim. Lütfen yapma! Onu öldürmek sana bir şey…