…mnuniyeti okuyan rehber söylenenleri merek etmedi. Bu sahneyi defalarca yaşamıştı. Keyifle devam etti: “Bugün bol bol İstanbul’un eşsiz güzelliklerini yudumladık. Tarihi soluduk. Galata Köprüsü’nün altında Boğaz’a karşı yor…
“Toprak, aynı toprak ama yetiştirdiği şeyler birbirinden farklı oluyor.” cümlesini kurduktan sonra etrafımıza bol keseden akıl dağıtarak yaşamayı sürdürebiliriz. Bu cümlenin doğruluk payı üzerinde tartışıp durabiliriz ama t…
…daşlarının evlerinde vakit geçirmişlerdi. Akşam da annelerinin özene bezene hazırladığı yemeklerden yemişler, bolca gülmüşlerdi. Uyumadan önce aklına, alamadığı o gemi gelmişti Bahri’nin. Ne de güzeldi. Alt tarafı turuncu, üs…
…l kabağı. Sanki ben de çok hevesliyim sokağa çıkmaya, hele ki seninle. Tuzlayayım da kokma. Görmüyor musun ki bol giysilerin içine saklanıyorum. Millet daracık taytlarla ortalıkta fink atarken ben neredeyse çarşafın içine g…
…çok yazmaktan geçer. Buna ilkokulda çocukların yazma reflekslerinin gelişmesi ve el alışkanlığı edinmesi için bol bol alıştırma yapmaları gibi bir şey diyebiliriz. Çok yazmak, yaza yaza elin ve belleğin gelişmesini sağlar.…
…düşündü. Her gün dört gazete alırdı. Gülsüm’ün geleceği gün gazete sayısı bir artardı. Diğerlerine benzemeyen bol resimli gazeteyi en üste koyardı. Gülsüm, o gazetenin kendisi için alındığını zamanla anlamıştı. İçinden temi…
…uğradım, iki büyük bonfile dilimi falan aldım. Et de sevmem pek ama bu misafire ne alınır başka? Salata yerim bol bol. Evin içi kül tablası gibi kokmuş, camlar kapalı. Kuzen bira açmış, tv izliyor. La havle! Elimdekileri mu…
…ediyor. Gülümsediğimi fark ediyorum. Ve camdaki yansımamdan, gülümseyince ne kadar aptal göründüğümü… Uzakta bol bol gülümseyeceğim için bu görüntüye alışmalıyım. Artık hızlanıyoruz. Korna sesi ve betondan oluşan yığının y…
…erse ya da nefretleri sebebiyle insanlara küsmemişlerse bu sefer çareyi sanatlarından ödün vermekte bulurlar. Bol resimli, konuşma diliyle yazılan, içeriği basit konuları işleyen kitaplar yazmaya başlarlar. Filmlerinde bol…
…sız bir surat görse de, geçiciydi bu, biliyordu. Yine ne yapıp edip bir yolunu bulmuşlar, aralarındaki şekeri bol muhabbeti inkıtaa uğratacak sebepsiz çatışmalarla hırpalamışlardı. Birkaç gündür bu sebepten konuşmuyorlar, k…