…kollarına bırakmak istiyordum. Ayaklarıma kara sular inmişti. Birden içeri Ali Cengiz Bey girdi. Begonvil’le birbirimize bakıyorduk. Donup kalmıştık. Bir hafta önce gördüğümüz adam, bu adam olamazdı. Omuzları çökmüş, sanki on yaş…
…e…” demişti. Sofrada üç boş tabak, ortada bir tabak dolusu lahana turşusu vardı. Tabakların yanında desenleri birbirinden farklı görünen kaşıklar duruyordu. Kadın tencereyi getirdi. E hadi buyurun, kendime yapmıştım, bilseydim…, cü…
…anlıkla dans ederim, ruhumun en derininde, Çünkü hayatın içindeki denge, her zaman bizimle. Işık ve karanlık, birbirini tamamlar, dengede, Ve umutla dolu yüreğimle yol alırım geceye.
…bu olsa gerek. Oyun hamuru hezimetinden sonra günlerdir ne yapsam ne etsem diye düşündüğümden olsun ayaklarım birbirine dolanarak koşuşturdum. Elime aldığımda evirdim çevirdim. Orta sertlikte oluşuna sevindim. Bakalım bu kez baha…
…mesinin ilk kitabıyla akıllarda yer edinen bu distopik ülke, kısa sürede okuyucuları içine çekmiş ve sayfalar birbiri ardına çevrilirken yapısı, işleyişi ve geçmişiyle çeşitli sorulara ve tartışmalara yol açmıştı. Bundan sekiz…
Bana kızıp çekmeyen kanalları da hatırlıyorum Karıncaların birbirini yedikleri bitmez cızırtıda İndirim var diyerek beni ezen kadınların acısı kaldı Döşekte kalmış çocukluğumun hırıltısında Aç kalmayı da biliyorum yemeğe üşendiği…
…klar son bulacak, göğsümü gere gere kalbimde biri var diyebilecektim. Böylece herkesin gönlü olacaktı. Onunla birbirimize o kadar ısınmıştık ki, birlikte geçirdiğimiz vakitler yetmemeye başladı, geceleri de birlikte olmalıydık. Çok…
…ünmek bile istemem. Noktalar, virgüller, soru işaretleri olmasa, imla kuralları olmasa özellikle yazı dilimiz birbirine karışmış kargacık burgacık karalamadan ileri gidemez sanırım. Dolayısıyla gerek ülke içinde gerekse ülke dışı…
…yemekler ve çorbalar var seçenek olarak. Bir de Kemalpaşa tatlısı. İkisi de domates çorbasında karar kılıyor birbirinden habersiz. Mevsimi geçmeden bol bol yemek lazım diye düşünüyor kızıl saçlı kadın. İnerken kırmızı ceketini eli…
…ası severdi tatlı atışmalarını. Akşamları da ozanlar gibi doğaçlama dizeler okurlardı paslaşarak. İkisinin de birbirinden yetenekli olduğunu düşünürdü. “Fıkdan, Naci amca. Sorunun cevabı,” diye cevapladı. İçinden de “umutsuzluğun y…