Hapis
…n balkonun camını açtım, gülün döndüğünü görünce. Bayrak ise hep dalgalıydı, rüzgâr olmasa da. Sola döndüm ve biraz şaşırdım; çünkü Seval ablanın çatısına çıkıp kuş gibi uçtuğu bina değildi bu. Anladım ki yıkılmış, yerine de…
910 kullanım · 448 yazı
…n balkonun camını açtım, gülün döndüğünü görünce. Bayrak ise hep dalgalıydı, rüzgâr olmasa da. Sola döndüm ve biraz şaşırdım; çünkü Seval ablanın çatısına çıkıp kuş gibi uçtuğu bina değildi bu. Anladım ki yıkılmış, yerine de…
…rlar ellerini uzatmışlar da eski dostlarını gördüklerine sevinmişler gibi hareketlenmişlerdi gözümde. “Kızım, biraz yalnız bırakabilir misin beni?” demiştim sonra Rezzan’a. Usulca gitmişti yanımdan ki gittiğini uzun bir süre…
…iklerinde Acılarımız zerre müstehcen Genelde halkçı bazen lümpen Pinti değil de fakir gibi Yosunlu bir balkon Biraz çekirdek Çaycuma peyniri İkinci sınıf anason kokulu Sevgili! Niye okuduk biz bu okulu? Kantinde savrulan saçl…
…ordu. Değişmeyen tek şey nezaketiydi. Ev sahibinin bu hâli Gülsüm’ü de etkisi altına aldı. Dili her geçen gün biraz daha açıldı. Yine de, kendisini dinleyen yaşlı adama saygısızlık etmek istemediğinden ağzından çıkanları süre…
…klam yapmak gibi olmasın; “The Platform” filmini, tam da bu sebeple çok beğendim. Tabii ki bizim örneklerimiz biraz daha farklı olacak ama yakın bir konuyu anlatmaya çalışacağız… Hayat mücadelesinin eşit olmadığını belirttik,…
…sit bir gripmiş gibi geldi kulaklarıma. İlaca dahi gerek duymadan, tüm ağrılarım birkaç güne geçecekmiş gibi. Biraz yediklerime dikkat eder, biraz da sıkı giyinirsem, eskisinden daha iyi olurmuşum gibi gelmişti bana. Çünkü öy…
…çalan bu sevimli küçük kız yüzüme o kadar sinirli bir bakış fırlatıyor ki olduğum yerde kalakalıyorum. Hatta biraz da korkuyorum açıkçası. “Tamam, özür dilerim. Sadece neden bu kadar sinirli olduğunuzu anlamak istedim. Bu yü…
…en böyle demezdim ama kovarsan güzel bir prim alabilirsin.” “Oh, aynı fikirde olmamıza sevindim. O zaman bana birazcık müsaade verin, yasalara uymayacak kılıf yoktur. Birkaç kişi toplansınlar, tazminat falan da ödemeden posta…
…prak, o çırpındıkça pullarına dokunur. Can havliyle kaydırır bedenini öne doğru. Heyecanlandığını görürsünüz. Biraz fazla su değince pullarına, umutlanır, daha büyük bir iştahla sıçramaya kalkar. Keşke saati olsaydı gümüş ren…
…Fal taşı gibi açılmış gözlerim, karanlığın tonlarını sorgulamakta pür dikkat. Sorgu deyince; o meşhur adliye birazdan belirir. Karşısındaki avukat bürolarıyla gündüz yaptığı aşna fişneyi bir görseniz hiç o demezsiniz. Topukl…