İmparator
…bu meydanların Yenileceksiniz bir çocuğun gelecek telaşına Bir ağacın fırtınaya karşı duruşuna Birlerin bin, binlerin milyon oluşuna Yenileceksiniz peşine düştüğünüz kağıt parçalarının hırsına Hiçbir şey eskisi gibi değil korku…
2 kullanım · 2 yazı
…bu meydanların Yenileceksiniz bir çocuğun gelecek telaşına Bir ağacın fırtınaya karşı duruşuna Birlerin bin, binlerin milyon oluşuna Yenileceksiniz peşine düştüğünüz kağıt parçalarının hırsına Hiçbir şey eskisi gibi değil korku…
…), yaşama provalarını paylaşan milyonlarca kişi var. Edebiyat, müzik, oyun, folklör, spor, tiyatro, sinema... Binlerce yaşama provası var. Kendi içlerinde kendi rüyalarını taşıyorlar. Durumun özetindeyse, kimin olursa olsun, yaş…
…nheduanna, dünyanın ilk imparatoru Sargon’un kızı olması nedeniyle ayrıcalıklıydı. Daha o dönemde, kadınların binlerce yıl sonra elde edecekleri haklara sahipti. Ayrıcalıklı olmasında mı yoksa çok akıllı olmasından mı kaynakland…
…hem de kendi karnımı doyurabilmek için canımı dişime takıp çalışıyorum. Bir yandan okuyup bir yandan çalışan binlerce insandan biriyim. Adım Derman ama kendime derman olabildim mi ya da bundan sonra olabilecek miyim hiçbir fikr…
…ların çaldığı parçamı bulacağım Sonra enkazdaki parçamı kurtaracağım. 6 Şubat depreminde aramızdan çalınan on binlerce can için.
…bir hayvan birbirini anlamadığı gibi, insanlar da birbirine kulak veriyor gibi durmuyor. Disleksiden mustarip binlercesi, 10 dakikalık bir sohbeti bitmek tükenmek bilmez bir girdap gibi görürken anlatıcı ise henüz girizgâh yaptığı…
…biterken hem bedenen hem de ruhen değişime uğruyoruz. - Dün ben olan, bugün değil mi? Tabii ki değil. Her gün binlerce uyarana maruz kalan bir beden ve zihne sahibiz. Dünden bugüne çok şeyler değişti bile! Edindiğimiz bilgileri…
…li. Nereden baksan fırıldak Nereden baksan sus payı Kahverengi dilli şeytan Her devirde soytarı. Kuyu dibinde binlerce taş Suyu çekmiş iklimi kurak Boşa kürek çeker artık Sofralarda yokken aş. Bin bir farklı masalının Bin bir pe…
…kitler öğleye geldiğinde hakikaten öyle bir yağmur yağmıştı, öyle bir yağmur yağmıştı ki yaşı kemale ermiş on binlerce insan, şehirde uzun yıllardır böyle bir yağmur görmediklerine yemin billâh ediyorlardı. Üçü de pencerenin önü…
…. Gücümün son damlasını o sayfayı çevirip okumaya harcamayacaktım. Hiç okumadan koparıp atacaktım bu sayfayı. Binlerce sayfa yokluktan sonra hangi kelime bu derin umutsuzluğu yok edebilirdi? Son sayfayı okumadan yırttım, aklıma…