Zavallı Rıfkı
…! Lütfen beni yalnız bırak.” “Sohbet edelim belki biraz rahatlarsın.” “Hiç hâlim yok. Günüm çok kötü geçti.” “Biliyorum.” “Neyi biliyorsun?” “Mesai arkadaşlarının işine o toplantıda son verildiğini, canının ne kadar sıkıldığını,…
27 kullanım · 22 yazı
…! Lütfen beni yalnız bırak.” “Sohbet edelim belki biraz rahatlarsın.” “Hiç hâlim yok. Günüm çok kötü geçti.” “Biliyorum.” “Neyi biliyorsun?” “Mesai arkadaşlarının işine o toplantıda son verildiğini, canının ne kadar sıkıldığını,…
…azan arefesinde doğdum, bir başka ramazan arifesinde ölüyorum. Arefe mi? Arife mi?* Hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum, bu sebeple ikisini de kullanıyorum. Hayatım boyunca birçok şeyi bilemedim esasen ve görünüşe göre bir…
…aritler ve kirli çoraplarım yüzüyordu desem ne kadar doğru olur bilemem. Utanmıştım. Kimden, ne diye utandım, bilmiyorum. Kalkıp musluğu kapatmak istemiştim. Her yer sırılsıklamdı, kendimi bir havuzun içinde hayal etmiştim. Biraz…
…; müsaade istedi ve odadan çıktılar. Her tavrından suçlu olduğunu hissediyordum. Bunu nasıl kanıtlayabilirdim bilmiyordum. Zaten kanıtlama gibi bir düşüncem de yoktu. Ekmeğimin peşindeydim. Alacağımı aldıktan sonra bu tipleri hayat…
…. Anlat sadece. Dinlerim seni. Bugün, yarın ve sonraki gün... İstersen konuşmam da. Ama anlat. Ben isem yaran bileyim. Var isem sende ve yoruyorsam seni bileyim. Anlat bana. Korkularını anlat. Hafifletebilirsem ne âlâ. Lakin ol…
…. O zaman da söylemiştim iyi gelmedi. Yola çıkarken var olmayan ülkenin adının “Neverland” olduğunu ikimiz de biliyorduk bilmesine de var olduğunu sonradan öğrendik. Aslında sonradan ne çok şey öğrendik. O zamanlar; zaman timsa…
…a nereden tanıyorum, diye yaklaşıyordum. Evet. Biliyorum tanımıyorum. Ama bu, bu kadar basit değil. İnsanlar, bilim insanları, bu konular üzerine araştırmalar yaptılar. Bunu böyle kesip atamazsınız. Kalabalık şehirlerde her g…
…, sıcaklığını tüm yapraklarıma kadar hissederdim. Bir insan sıcaklığı, bir çocuk kokusu ne kadar güzeldir bir bilseniz. Bazen keşke Mustafa’nın kardeşi olsam derim kendi kendime. O’nun elini tutsam, pantolonlarımızı dizlerimize…
…arıma kara sular inmemiş gibi… Şirketin servisi yokuşun aşağısında bekliyor bizi. Şirket deyince ne anladınız bilmem. Temizlik şirketi bizimki. Her gün saatlerce ellerim kabarana, terden su gibi oluncaya kadar kendimi harap et…
…. Bu satırları okuduktan sonra filme çok taraflı yaklaştığımı düşünebilirsiniz. Haksızsınız diyebilir miyim ? Bilemiyorum. İzlediğim filmler bana hitap etsin ya da etmesin objektif biçimde yaklaşmaya çalışırım her zaman. İzlediğim…