…getirmemiş kardeşimi. Gece olanca heybetiyle çöküyor üstüme. Hiçbir şeyi görüp algılamayan gözlerim karşımda belirginleşen garip sureti hayal meyal seçiyor. Bir sıçrayıştır yükseliveriyorum yerden göğe. “Sen ışınlandın mı odama? Sen…
…eyecek gibi gelirken insana, her şey gelip geçiyor. “Şimdi” bir zamanlar geçmişimin hayaliyken, önümde uzanan belirsiz geleceğimin dünü olacak sonrasında. Ve yollar aşılacak, yağmurlar yağacak, sonra karlarla kapanacak yollar. V…
…alkışlayan bir grup insan da oradaydı. Filmin bu açılış sekansı, bir eserin iyi veya değerli olup olmadığını belirlemede alıcı tepkisinin tek başına bir ölçü olamayacağını da bize ironik olarak gösteriyor. Çünkü biz bugün için, ‘B…
…akul bulmadım. Sen de yaşadığın dönemde sıkça yaptığın gibi kafama iki el ateş edersen kâfidir.’ ‘Evlat şu an belimde revolverim var. İstersen bu işi hemen bitirebiliriz.’ Baki dedenin tutkulu hâli beni etkilemişti. İnfazın ner…
…m kalabalık senin zeytini andıran parlak gözlerinde kayboluyor, arınıyor ve iyileşiyor; senin varlığını belli belirsiz anımsayarak, kanıksayarak. Hâlâ ürkeksin! Korkma, yaklaş, ben buradayım; senin ölümsüzlüğünü, azizliğini bir…
…basan kemikli ince ayaklar, uzun bacaklarında diz kapaklarının hemen üstünden başlayan zarif koşucu kasları, belindeki kıvrımlara tezat, sivri omuz uçları. Benimkilerin ancak üçte biri kadar, dik ve genç memeler. "İsterim" diyor…
…lar ve vamp kadınlar Victoria Dönemi melodramlarından kalma idealize yaratımlardı. I. Dünya Savaşı'ndan sonra beliren sigara ve içki içen, dans eden, çalışan, oy kullanan, seks yapan özgürleşmiş yeni kadın figürüydü. Bir başka…
…. Teşekkür ederek atladı sandalyenin üzerine. Siyah önlüğünün eskimekten yok olmuş fırfırlarını, debelenirken belinden kayan, arkası damarlı taşlara oturmaktan aşınmış kırmızı kadife pantolonlarını düzeltti. Birbirinin önüne ata…
…rlığı sevmezdi, etrafta çok yazı olurdu o hiçbirini okuyamazdı. Zaten hiçbir zaman sevmedi bilmediği şeyleri, belirsizliği. Gidip yazısı olmayan bir taş buldu kendine, karşısında da vardı aynı taştan, ortada birikmiş toprakların kur…
…i duyuyordu. Hava iyiden iyiye aydınlanmaya başlamıştı. Böğürtlen zamanında akan kanı taşıyordu kuşlar, karda beliren ayak izlerine. Suskun ve yere değen bakışlarına bir kırmızı çarptı Lamia’nın. Ellerini sürse kanayacak, görme…